Mudanya 2018…

2018 yazında da Mudanya’ya gelmek imkan oldu, geldik çok şükür.

Bu yıl en sonunda kordon boyu çalışması bitmiş. Eh nihayet yani diyoruz. Mudanya sahili güzel olmuş ben beğendim.

Bu yıl ilk defa paralı otoparktayım. Paralı olmadan önceki konaklamaları da burada yapıyordum biliyorsunuz. Efendim para ödüyor olmamız yanısıra otoparkın zeminini düzeltmişler. Eskiden çok engebeler vardı onlar gitmiş.

Mudanya’da güzelce dolaştım. Alışverişimi yaptım. Rüzgar poyrazdan hafif esiyor ve hava harika.

Yeni camii çay ocağında çayımı içiyorum.

Vee karavanda kitap keyfi yapıyorum güzel Mudanya’da…

Reklamlar

Eskişehir’den Merhaba…

Evet. Ankara’dan demir aldık. Bursa taraflarına giderken Eskişehir’de durduk ve mola verdik.

Eskişehir’de Ayten Usta’ da kalıyoruz bugün.

Ayrıca yemeğe de mantar sote yaptık.

Karavanda mantar sotemiz. Bunun tarifini ayrı bir yazıda vereceğim.

Evet yolda olma halimiz devam edecek…

Mudanya Dolgu Alanı Ne oluyor?

Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.

Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.

Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.

Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.

Kalın sağlıcakla…

Gölbaşı Ulaşan Otel’deyiz…

Bugün de öğleden sonra karavana geçtim ve karavanı ilk defa Güçlü’ye taktık.

Ve Güçlü ile Ulaşan Otel Caravanning’e geldik.

Türkiye kamp karavan dernegi’nin aylık mutat toplantısı burda yapılıyor.

Güçlü ile karavan alanına yerleştik.

Ulaşan otel her zamanki gibi düzenli ve güzel.

Havuz doldurulmuş ancak hava havuza girmek için çok soğuk.

Ben de çeşitli karavanlarla hasret gideriyorum. Önce güzel bir temizlik yapıyorum. Şimdi de kahve keyfi yapıyorum. Kamp başladı…

Yayla Mocamp-Kızılcahamam Ankara

Yayla Mocamp, Gerede ile Kızılcahamam arasında cennetten bir köşe.

İçerde bir de gölet var. Göletin içerisinde balıklar varmış ve balık tutmak mümkün. Ancak balıklar pek lezzetli değilmiş.

Kamp 1500 metreden yüksek bir yaylada bulunuyor. Karavan alanı ve Çadır alanı ayrı, çadır alanına ve karavan alanına araçla girilmiyor.

Kamp alanına günübirlik piknikçiler alınmıyor. Her yer tertemiz ve yemyeşil.

Fiyatlar ortalama düzeyde. Kesinlikle müdavimi olabileceğim bir kamp.

Gölün kenarında piknik yapan aileler vardı.

Kamp alanı oldukça geniş.

Sonuç olarak Yayla Mocamp sıcak yaz günlerinde değerlendirilebilecek güzel bir destinasyon.

Güney karavan gezisi…

Bugün Siteler’deki Ender Güney abimizin Güney karavan atölyesine gittik ve kendisini de ziyaret ettik.

Mini Midi ve Maksi’nin yeni makyajlanmış hallerini gördük üretimde.

Biraz Web konusunda çalıştık. Güzel bir gündü.

Fabrikanın yanındaki bu tavuklar çok küçük bir alana sıkışmışlar. Hep mi böyle yaşıyorlar bilmiyorum. Sormayı da unuttum.

Ender abimizin yeni ürettiği motokaravanlara bakmakla birlikte kendim için hiç beğenmedim. Çok küçük bir alanda sıkıstım kaldım.

Yıllık vergi ve giderleri ve kullanımdaki dezavantajı düşünüldüğünde hayır motokaravan bize uygun bir seçenek değil.

Biz her türlü faydalarından bilfiil yararlanmak üzere çekme karavancıyız ve bir süre daha böyle devam edeceğiz.

Herkese Ankara’dan selamlar…