Ocak Ayı Türkiye Kamp Karavan Derneği Yemeğimiz.

Bugün Gölbaşı Ulaşan Otelde idik. Bu yemekli toplantılarda bize benzer ilgileri olan insanlarla buluşma ve zaman geçirme fırsatı buluyoruz. Türkiye Kamp Karavan Derneği üyesi olmak benim için harika bir şey…

Reklamlar

2019 Şubat tatili gezi hazırlıkları…

2019 Şubatında Pirikamp ekibi olarak yollarda olmayı planlıyoruz. İnşallah hava şartları izin verir ve güzel bir gezi olur.

Şu anda hala gezimizin hazırlık aşamalarını yürütüyoruz. 15 günlük tatili yine ülkemizin Güzide kamplarından bazılarında geçirmek istiyoruz.

Bu Şubat tatilinde Bazı yerlere seyahat etmek istiyoruz. Bunlar arsında Konya ve İznik var. Buralarda konaklama imkanlarını araştırmaktayız.

Yine özgürce Karavancılığımızı yapacağımız bir tatil olmasını umuyoruz.

Kasım ayı yemekli toplantımız…

Türkiye Kamp Karavan Derneği mutad yemekli toplantısını Ulaşan Otel Caravanning Gölbaşı adresinde gerçekleştirdik.

Bu etkinliklerde hepsi kampçı olan dostlarla sohbet etme ve derneğimizin faaliyetlerinden haberdar olma şansı buluyoruz. Bir kampçı için Türkiye Kamp Karavan Derneği’ne üye olmak çok güzel bir şey. Derneğimi seviyorum.

Derneğimizin etkinliği olan olaylara katılmaya çalışıyorum.

Yine Yayla Mocamp’taki yerimizdeyiz…

Yine yayla mocamp’a karavan keyfi yapmaya geldik.

Burası bizim artık Anakampımız oldu. Yani Piri sürekli bu kampta duruyor. Ben haftasonları geliyorum.

Karavanda kısık ateşte, bakır cezvede demlendirilerek pişirilmiş mis gibi Türk kahvesinin kokusu her yanı sarıyor.

Yaşam alanım ve okumalıklarım. Piri’de vakit geçirmek büyük bir keyiftir.

Sabah olduğunda ormanın içinde uyanmak gibisi yok.

Evet efendim bir kampımız daha böyle geçiyor…

Köyden indik şehre…

Bugün Kızılcahamam ile Gerede arasındaki, Yaklaşık 1500 metre yükseklikte olduğunu düşündüğüm, Ankara’nın en uzak köyünden bile daha uzak (Kuzey yönünde en uzak öyle ki yüz metre sonrası Bolu sınırları oluyor. Yayla’daki kampımızdan Şehr-i Ankara’ya döndük. (Ankara yaklaşık 800 metre) Bir hafta yukarda yaşayınca aşağı inince başladım terlemeye. Oysa kampımızda geceleri üşür idik. Bu kıtalararası uçanların yaşadığı jetlag gibi bize etki etti. Şöyle bir sersemledik.

Yayla her zaman güzel. Şehir oralara göre çok kalabalık. Ama gelmek zorundayız. Sonsuza kadar kampta yaşayamayız. Tabii emekli olmadıkça…

Yine de güzel yerler yaşasın Kızılcahamam yaylaları…