Aracımla kampçılık yapıyorum. Benim geleneğim bu. Bu işi 25 yıldır sürdürüyorum ve çok seviyorum. Kampçılık güzeldir.
Yazar: Yucelgunduz
Türkiye’de sevdiğim kamplar…
Türkiye’de sevdiğim bazı kamplar var. Bunlara gitmek bana yeter de artar bile. Bunlardan bazıları, Burhaniye Altınkamp, Gümüldür Hipokamp, Erdek Kapıdağ Kamp, Hisarönü Evcan Kamp, Pamukkale Baydil Kamp. Kapadokya KAYA Kamp. Bu kampları çok severim. Yaz tatillerimde bu kamplara gitmeye çalışıyorum. Kampçılık güzeldir. Bu Ülkenin gezecek yeri herkes için yeterince var. Kimsenin kimseye üstünlük taslamasına gerek yok. Hepimiz bu topraktan bir canız.
Güçlü 350000 Km oldu.
Güçlü the kamper kamyonet 350000i bu yakınlarda devirdi. Bakımını birkaç yüz km önceden yapmıştık. Kampçı kamyonet Güçlü hala daha kamplı gezilerde tüm barınma ihtiyacımızı görüyor. O bizim ana aracımız yanısıra gezi aracımız da…
1 Mayıs Kampımız, Ulaşan, Gölbaşı…
Bu haftasonu kampçı arkim Ahmet Efe Son ile güzel bir kamp yaptık. Hava serin ve yağışlıydı ancak etkinliğimiz zevkli geçti. Cumartesi günü Türkiye Kamp ve Karavan Derneği’nin yemeğine de katılıp sonra AYAŞ’a evime döndüm.










Ulaşan’da kamptayız…

Ulaşan’da kamptayız…
Çökme Karavanlar…
Arkadaşlar,
Karavancılık bir gönül işidir. Bir karavan alıp hasbelkader denetimin az olduğu bir yere koyup bırakacaksnız bu bir karavancılık değildir. Son zamanlarda bu eyleme ÇÖKMEK deniliyor. Ve ÇÖKME KARAVANCILARI içimizde hiçkimse sevmiyor haberiniz olsun.
Ayrıca kamuya ait bir yere bedelsiz çökmek çok çirkin bir davranış bence…
Çökmekaravanlar çevrede göz zevkini bozuyor. Herkesin hakkı olan yerleri böyle işgal eden kişiler yüzünden bütün çekme karavanlar zan altında kalıyor hatta yasaklanıyorlar. Hatta bu yasaklardan Motokaravanlar bile nasibini alıyor.
Çökme karavancılık kafası böyle devam ederse daha genel yasaklar ve şartlar da getirilmesini bekliyoruz.
Camper Trailer kullanırken mutlu olmak için birkaç önemli öneri…
Ben bir Camper Trailer’ciyim… En başından beri genel manada çekme karavanı gezilerimde tercih ettim. Çekme karavanla kendine özgü geziler yaparsanız hiç yorulmaz ve çok da huzurlu kamplar yaparsınız…
Öncelikle şu gezme olayının ille oradan oraya haldur huldur gezmek olmadığını bir anlamalısınız… Bir yılda sadece bir kampa gidip o kampta 20 gün kalsanız dahi bu edim sizi başarılı ve mutlu bir CT’ci yapar. (Camper Trailer) bundan sonra yazılarımda CT olarak kısaltacağım. Bir CT kendine göre sürüş dinamikleri olan ve aracınızı başka bir araç haline dönüştüren bir eklentidir. Aracınızın yakıtı bile değişir. Aracınızla yaptığınız pekçok şeyi bu yeni araçla yapamazsınız. Bu sürüşte gideceğiniz yolları iyi çalışmış olmanızı gerektirebilir. Sürprizler sıkıntı yaratabilir. Normalde kalkış yapabildiğiniz bir yerde zemin ıslakken kalkış yapamayabilirsiniz mesela. Birçok temel sorun var. Ama CT’ler genel manada düşünürsek kamp araçlarının kamp esnasında en kullanıcı dostu çözümleri içeren, en geniş ve ferah olan seçeneklerdir. Bunlarla ayağı yanık it gibi oradan oraya gezmeye kalkarsanız zaten mutsuz olursunuz. Bir yer belirleyin ve belirlediğiniz profesyonel kampingde 20 gün kalıp evinize dönün. Aaa aslında çekme karavan ne kadar güzelmiş deyin. Seneye de yazınızı bir başka bölgede veya şehirde değerlendirin. Çekme karavan kullanacaksanız mutlaka gezilerinizi böyle planlayın.
Bedava kampçılık hayali için çekme karavan almak isteyenler! Lütfen benden uzak olunuz! Böyle bir Dünya yok! Hiçbir kimse sizi ücretini ödemediğiniz bir yerde barındırmak istemez ve kimsenin de böyle bir mecburiyeti yok.
İkinci bir değinmek istediğim konu CT’yi saklama konusu. Belediyeler sokaktaki CT’leri kaldırabilirler veya sahiplerine ceza yazabilirler. CT kullanacaksanız mutlaka bir otoparka veya karavanınızın sürekli duracağı bir ANAKAMPa ihtiyacınız olacak. Ben kendime makul bir mesafede bir ANAKAMPI tercih ediyorum. Hatta yaz tatillerimi de bu ANAKAMP’ta geçiriyorum bazen…
Akçakoca’dayız…

Şubat tatilini değerlendirip, Güçlü ile Akçakoca’ya geldik. Öğretmenevi’nde kalıyoruz.
Paulo Coelho- Akan Nehir Gibi

Merhaba, Akan Nehir Gibi güzel bir Paulo COELHO eseriydi. Bir Ocak gecesinde okunması bitti. Kısa kısa bölümlerden oluşan kitap kolayca okunuyor.
Kıymet bilmezlere laf anlatmaya çalışmayın arkiler…
Kıymetinizi bilmemek için diretenleri olduğu yerde bırakın ve özgür yürüyüşünüze devam edin. Hayatınızda tek nefesinizi bile kıymet bilmezler için harcamayın arkilerim. Kıymet bilmeyen bir insanla aynı yolda yürüyemezsiniz. Kimseye kendi kıymetinizi zorla bildiremezsiniz bu bir görgü meselesidir. Kültür meselesidir. Herkes herkesin dengi değil malesef gerçek olan bu…
Toplumda parasıyla varolmaya çalışıyormuş gibi görünenlere artık kızamıyorum. O da bir seviye ölçütü ve bir seviye ölçütü mutlaka lazım. Yoksa düşük kültür tarafından harcandığınızla kalırsınız.
Ama ben yine de kendi hayatımda başarının ve iyiliğin gerçek ölçütü olarak parayı ve ihtişamı kullanmayı reddediyorum. İyi olmak için zengin olmak bir şart değil. Ama bu çok da önemli bir şey.
Ben yüz liralık çadırımla ilk sefer aşağılandığımda daha hayatının baharında bir kampçıydım 66 liraya bir kamp çadırı edinmiştim ve o çadırla çok mutluydum. Birileri zorla yüz bin liralık bir karavana ihtiyacım olduğu fikrini kafama koydu. Ben de kendime yüz bin lirası olanların bile yapamayacağı özel bir karavan yaptım ve böylesi bir karavan kullanmanın hazzına vardım. Ama bu karavanım hayatımda yaşadığım bazı olayların kurbanı oldu ve Şizofren oldum ben de. Evet ben bir deliyim çünkü kendi Dünya’mda yaşıyorum. Ama Kişiliğini ve Karakterini sorgulamanız gerekenler benim deliliğimi kötüye kullananlar ben değilim arkiler… Çevremde neler döndüğünü anladığımda zaten işleri düzeltemeyecek bir noktaya gelmiştim. Ortada bir hadise olmamasına rağmen sadece hayali bir iftira ile suçlandım. Bazı arkadaşlarıma benim için Adam değilmişim dedirtirdiler. Benim gibi dünyalar tatlısı bir kampçı dost için arkasından insanlara bunu dedirttirebilen bir kötücül zekanın önünde iyi niyetli bir dost olarak şapka çıkartıyorum arkilerim.
Ben bu seviyede bir dedikoduculukla baş edemem, Edemedim de. Nihayetinde ben de bir deli oldum. Ama deli olduktan sonra her şey de hızla düzelmeye başladı. Deli olup modern dünyadan vazgeçip bir köşeye çekilemedim bir türlü. Yaşamak varolmak mücadele etmek zorundaydım. Çalışmazsam karnımı doyurabilecek bir kimsem yoktu. Deli olup da hayatı bir kenarıya itemedim. Aslında ben bunu yapmıştım ama doktorlarım her seferinde beni geri getirdiler. Sonuçta Psikiyatristlerimin olumlu çabası, bana destek olan ablam ve ailem sayesinde bugünlere kadar geldik arkiler.
Bu günden sonra ne olabileceğini inanın ben de hiç bilmiyorum. Ama ben karakterli, dürüst ve açıksözlü bir deliyim. Her şeyi hiç yalansız özgürce konuştum. Ve özgür olduğuna inandığım bu platforma kampçılık hayatımda ulaştığım pekçok şeyi gömüyorum. Umarım ihtiyacı olacak birilerinin bir gün işine yarar ümidindeyim arkiler…
Bu yazı 15/01/2026 Tarihinde özgür bir platform olan Gezenbilir’de yayınlandı. Kampçılık ve öğretmenlik hayatımda ulaştığım pek çok değerli şeyi bu site içerisine gömdüm. Umarım bir gün ihtiyacı olanlara ışık olur görüş ve düşüncelerim.