Yayla Mocamp…

Yayla Mocamp’a geldik. Hava serin ve yağışlı…

Reklamlar

Sabahattin Ali- Kuyucaklı Yusuf…

Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u da bitti. Bence kitap 100 temel eser arasındaki yerini kesinlikle hak ediyor. Bir yetimin hikayesi olması da dikkat çeken ayrı bir konu. Her hikayenin mutlu sonla bitmediği gibi bu kitap da mutlu bir sonla bitmiyor. Ancak yazar yine de hayatın devam edeceğini okura hissettiriyor.

Kuyucaklı Yusuf gibi romanlar yazılmışken okumak lazımdır.

Kitabın bazı bölümlerini karavanımda okudum.

Oruç Aruoba-Tümceler.

Yazarın daha çok gündelik şeyler, Mevsimler ve Boğazdaki vapurlar hakkında kurduğu tümcelerden yani cümlelerden oluşan bir kitap.

Benim tarzım olan bir kitap değilmiş. Zaten bilirsiniz daha çok öykü ve roman ağırlıklı okumalarımı sürdürmekteyim.

Kitabın bazı bölümleri karavanda okunmuştur. Kitap,Eylül 2018 olarak imzalanmıştır.

Paulo COELHO-Hippi…

Kamp yapmayı, karavanı, uzaklara seyahat etmeyi sevenlerin mutlaka okumasını öneririm.

Paulo Coelho’nun Hippi’si -Ki kendi başından geçmiş bir hikayeyi anlatıyor- keyifle seri okunabilen çok lezzetli bir kitap.

Coelho, kitaba yine mistisizm katmış ama Mevlana’nın öğretisi ve Sufi’likle…

Kitabın bir bölümü İstanbul’da geçiyor ve yazar İstanbul’u istanbul’un mekanlarını çok güzel anlatmış.

Aslında kitap bir kısmı yolda geçiyor ve uzun bir yolculuk hikayesi.

Magic Bus isimli bir otobüs ile Hollanda’dan Nepal’e gitmek isteyen bir gurubun yolculuğunu anlatmış.

Kitapta Hippi felsefesi ve hippilik hakkında ve yaşanan bu dönem hakkında önemli ayrıntılar var.

Pek çok kitabını okuduğum ve çok sevdiğim yazarın kendisine ait olan bir hikayeden yola çıkarak yazdığı bu romanı çok sevdim. Eminim siz de kısa sürede okuyup bitireceksiniz.

Bu kitabın büyük kısmı karavanda okunmuştur.

Yine Yayla Mocamp’taki yerimizdeyiz…

Yine yayla mocamp’a karavan keyfi yapmaya geldik.

Burası bizim artık Anakampımız oldu. Yani Piri sürekli bu kampta duruyor. Ben haftasonları geliyorum.

Karavanda kısık ateşte, bakır cezvede demlendirilerek pişirilmiş mis gibi Türk kahvesinin kokusu her yanı sarıyor.

Yaşam alanım ve okumalıklarım. Piri’de vakit geçirmek büyük bir keyiftir.

Sabah olduğunda ormanın içinde uyanmak gibisi yok.

Evet efendim bir kampımız daha böyle geçiyor…