Kütüphanem.

Son bir yılda okuduklarımdan oluşan kütüphanem.

Reklamlar

Kızılay gezisi ve yeni okumalıklar…

Bugün Kızılay’a bir gezi yaptım. Ve tabii ki Adil Han’a gittim. Oradan birkaç okumalık kitap ve kafkaokur dergisi aldım.

Okumalıklarım sağlam. Artık dağlarda karavanda ne yapacaksın diye soranlara verecek en güzel bir cevabım var: okuyacağım.

İşte yeni okumalıklarım (yukarıda)

Mudanya Dolgu Alanı Ne oluyor?

Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.

Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.

Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.

Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.

Kalın sağlıcakla…

Karavanı yürütmek…

Karavan altında tekerlekleri olan araçtır. Demek ki bu karavanın gezmesi gerek. Ama bu karavanı gezdirmek o kadar kolay mı?

Mazot olmuş 6 tl. En düşük kamp ücreti 40 tl. Ki bizim bu karavanı yürütmek için daha burda sayamayacağımız çok sayıda giderimiz var.

Kamplara girmesek sıcakta pişeceğiz. Rahat rahat keyif yapmak dururken kendimizi yiyeceğiz. Yok en güzeli kamplara gitmek yine…

Karavanın tekeri bir şekilde dönecek.

İnşallah ite kaka da olsa bu karavanı yürüteceğiz arkadaşlar…

Ama günden güne eksiliyoruz ve azalıyoruz. Malesef.

George Orwell-1984

Bir haziran akşamında bu roman da bitti. Yazarın hiç kuşkusuz çok geniş bir hayalgücü olduğu gibi Dünya düzeni ve insan psikolojisi üzerine de derin bir birikimi var. Bu birikimi kullanarak yazar hiçbir zaman varolmayan bir Dünya oluşturmuş. Ancak anlatımı ve konuyu işleyişiyle okurunu bu Dünya düzenine dahil edebiliyor. Ben bu romanı okumaktan zevk aldım. Umarım sizler de okursunuz. Okumak güzel.