Öne çıkan

Piri’den Merhaba Dünya…

Garip-Piriyazili

Hosgeldiniz. Bu sitede kampcilik ve karavan dunyasi ve yasamiyla ilgili pekcok sey bulmanizi diliyorum.

Lutfen blogumu begenerek takip edip paylasarak siz de Piri’ye katkida bulunun.

Keyifli bloglar…

post

Hatırlatma: Bu sitede yayınlanan içeriğin tüm hakkı yazara aittir ve izinsiz olarak kopyalanıp kaynak gösterilse dahi başka bir yerde yayınlanamaz. Yayınlanması halinde yasal yollara başvurulabilir. Sayfaya link verilerek paylaşımda bulunulabilir.

Hatırlatma 2: Bu sitede yer alan her şey bir kampçı karavancı olarak yazarın kendi subjektif görüş ve fikirleridir. Bu yazılar geziler yapılarak, Kamplar bizzat deneyimlenip kalınarak, yolculuklar yapılarak oluşturulmaktadır.

Zülfü Livaneli-Sevdalım Hayat…

Livaneli’nin hayatını konu alan Anı tadındaki bu güzel kitabını da bitirdiğim diğer kitaplar gibi yerini Ankara olarak yazıp imzaladım. Kitaplığımda okunmuş pek çok Livaneli kitaplarının yanında yerini aldı. Kitabı zevk alarak okudum. Kitap sanatçının edebi geçmişinden ziyade müzikal geçmişini daha çok ön plana çıkarmış kanımca. Livaneli tevazusu ve kalitesiyle yine ön plana çıkmış. Hoş kitap. Yazarı sevenler kaçırmamalı. Kitabın bazı bölümleri karavanda okunmuştur.

Faruk Haksal: Sol Sinyal…

Faruk Haksal’ın Sol Sinyal isimli kitabı da bir Ekim akşamında okundu ve bitti. Öykümüz Kerem ve Kerim adında iki karavancıyla ilgili. Kendim de karavancı olduğum için kitabı keyifle okudum. Kitap sonunda distopik bir hal alıyor. Bence okunası güzel bir kitap. Herkese tavsiye edebilirim. Kitabın bir kısmı karavanımda okunmuştur.

Karavan ve Yasaklar…

Son zamanlarda gün geçmiyor ki yeni bir tatil beldesi karavanla kampçılığı yasaklamasın. Her gün yasaklı beldelere ilçelere yenileri eklenmekte.

Çadırların çoğalmasıyla bazı bölgelerde ne su, ne tuvalet varken ve hijyenin sağlanması olanaksızken her yere kamp kurmaya çalışan insanlar da görüyoruz. Bunlardan bazıları gittikleri çevreyi kirletiyor da.

Bununla beraber yasak getiren belediyelerin çoğu karavancılara kamp yapıp hizmet almaları için özel tahsis edilmiş alanlar göstermiyor. Yaptıkları yasak diye tabela asmaktan ibaret.

Bunun elbette böyle olmaması lazım. Karavancıya yer gösterilecek ki, karavancı orada kendini ve çevreyi kirletmeden hizmetini alabilsin. Güvenle konaklasın.

Ama malesef, seyyar satıcılar, Hurdacılar gibi istenmeyen insanlar arasındayız.

Bu sorunun büyük kısmı karavanını bir yer işgal aracı gibi kullanan, Gittiği yerde haftalarca kalan karavancılardan kaynaklanıyor. Oysa su gibi bulanmadan akıp gitmesi lazım karavancının.

Sonuç olarak karavan sayısı da arttıkça sıkıntılar büyüyor ve büyüyecektir. Malesef pek olumluya doğru yol almıyoruz.

Akilah Azra Kohen-Gör Beni…

Akilah Azra Kohen’in okuduğum ilk kitabıydı. Kitap sıkmayan bölümler halinde akıcı ve duru bir dille yazılmış. İstanbul’un ilk apartmanlarından birinde saltanat yanlısı bir aile ile savaş görmüş bir başka cumhuriyet yanlısı ailenin tezat yaşamlarının nasıl aşk ile buluştuğunu anlatan güzel bir kitap. Güzel okunan bir kitap, tarihi bilgilere yer veren bir roman aynı zamanda. Okumaya değerdi. Akilah’ın diğer romanlarını da deneyebilirim bundan sonra.