Öne çıkan

Piri’den Merhaba Dünya…

Garip-Piriyazili

Hosgeldiniz. Bu sitede kampcilik ve karavan dunyasi ve yasamiyla ilgili pekcok sey bulmanizi diliyorum.

Lutfen blogumu begenerek takip edip paylasarak siz de Piri’ye katkida bulunun.

Keyifli bloglar…

post

Hatırlatma: Bu sitede yayınlanan içeriğin tüm hakkı yazara aittir ve izinsiz olarak kopyalanıp kaynak gösterilse dahi başka bir yerde yayınlanamaz. Yayınlanması halinde yasal yollara başvurulabilir. Sayfaya link verilerek paylaşımda bulunulabilir.

Hatırlatma 2: Bu sitede yer alan her şey bir kampçı karavancı olarak yazarın kendi subjektif görüş ve fikirleridir. Bu yazılar geziler yapılarak, Kamplar bizzat deneyimlenip kalınarak, yolculuklar yapılarak oluşturulmaktadır.

Reklamlar

Mobil yaşamın Nirvana’ya ulaştığı nokta: Karavancılık…

Karavancılık bana göre mobil yaşamın Nirvana’sıdır… Otomobil hobiciliğinde gidilecek son noktadır. Karavancılıkta yanımızda pek çok donanımla beraber evden uzakta kalırız. Donanımımıza göre evden uzak kalışımız birkaç gün de olabilir, birkaç ay da… Karavancı bu zaman diliminde özgürdür. Karavanında pişirir, yer içer. Temizlik ve bakımını karavanda yapar. Boş zamanını da karavanda değerlendirir. Bu açıdan karavan hobisi son derece eğlencelidir. Karavancı karavancılık yaptığı sürede karavan kamplara girip buralardan su gibi elektrik gibi ihtiyaçları sağlarken aynı zamanda çamaşır yıkama gibi işleri kamplarda görebilir.

Karavancılık karavancılığa özel pekçok donanımla yapılır. En önemli donanım elbette karavandır. Karavancının nasıl bir karavan kullanacağını seçenekler, beklentiler, maliyet gibi konular belirler. Karavancılık birkaç onbin lira ile birkaç yüzbin lira arasında bir bütçe ile başlanabilecek bir hobidir.

Karavanlar ve karavancılık donanımları konudan habersiz kimselere pahalı gelse de. Kısa sürede kendini amorti edebilen maliyetlerdir. Örneğin bu kış tatilinde 13 gün boyunca karavanda yaşadım ve bunun karşılığında sadece 80 lira konaklama ücreti ödedim. Aynı konaklamayı otelde yapsaydım 2500tl ödeyecektim. Oysa ben tatilimi kendi evim gibi bildiğim ortamımda kendim pişirip yiyerek yapmayı tercih ediyorum. İşte karavancılık budur.

Karavancılık sırasında enerji azlığı, su azlığı gibi sorunlar karavancılıga eşlik eder ve bunlardan tasarruf ederek yaşamak da ayrı bir keyif verir.

Karavancılık altyapısı malesef ülkemizde iyi gelişmiş durumda değildir. Ancak sayıları çok sınırlı belediyelerimiz kendilerine ait karavanparklar kurabilmişlerdir.

Bunlar arasında Bursa(Nilüfer), Konya(Karatay), ve Samsun belediyeleri bulunur.

Karavancı gezdiği ve evine yaptığı gibi karavanına alışveriş yapmak zorunda olduğu için gittiği yerdeki esnafla en çok alışveriş yapan turist modelidir. Uçaklara doldurup otelden dışarı adımını atmayan turist gibi değildir. Karavancı araştırır, iletişim kurar ve alışveriş yapar. Ayrıca gittiği yeri de pozitif manada tanıtır.

Dan Brown-Başlangıç

Kitabı eğlenceli buldum. Kısa bölümler halinde olay örüntüsünün oluşturulması kitabın kolay ve hızlı okunmasını sağlamış. Etkili bir hikaye. Teknolojinin sonu ne olacak bunu hepimiz merak ediyoruz. Kitabın sonunun böylesine merak edilen güncel bir konuya bağlanması ilginç. Okumaktan zevk aldığım bir kitap oldu. Güzel bir kitap okumak isteyen herkese Dan Brown’un Başlangıç kitabını öneririm.

Ankara’ya döndük.

Eskişehir’de mola vererek Ankara’daki evimize vardık. Bu tatilde kış koşullarında 13 gün kamp yaptık. Kamp içi ve kampdışı koşullarda konakladık.

Üstte: Yolların profesyonelleri ile kahvaltı molası İnegöl…

Üstte: Eskişehir’deki konaklamamız.

Üstte: Bizimkisi bir yol hikayesi…

İşte böyle tatilimizi bir güzel kampçılıkla değerlendirip döndük.

Kampdışı kış konaklaması izlenimler…

Bursa’da kampdışı deneyimimize devam ediyoruz.

Sert bir fırtına var ve hava buz gibi.

Birkaç gün de hava kapalı gidince elektrik azlığı yaşadık. Isınmayı webasto yerine ocakla yapıyoruz.

Manzaramızda iyice kabaran dev dalgalar martılar ve geniş konaklamaya uygun alanımız.

Piri’de yaşam alanımız. Her şey bu üç metrekarede…

Yemek, dinlenme, temizlenme, giyinme, kitap okuma vs. Her şey bu alanda…

En büyük zevkimiz Trt radyo 3 dinlemek. Ayrıca belirli zamanlarda Ntv radyo dinliyoruz.

İşte bu soğukta Piri’de hayat böyle akıyor.

Çoğunlukla da müzik ve kitapla…

Keyif…

Mudanya’dayız. Ağır ağır demlene demlene pişen Türk kahvemizi pişirdik ocakta. Kış ayında da olsak dışarda yağmur da yağsa karavancılık zevki ve keyfini kendimizce yaşamaya çalışıyoruz.

Tabii kış karavancılığının zorlukları var ama tatlı zorluklar bunlar biraz da keyif veriyor.

Üç metrekare bir alandayız. Her şeyimiz bu alanda. Elektriğimiz az olduğu için -çünkü günlerdir Güneşi görmüyoruz- webastomuzu sürekli çalıştıramıyor zaman zaman kısık ateşte ocağı yakarak idere etmeye çalışıyoruz. Bunu yaşayınca hakikaten Avrupa karavanlardaki elektrik harcamayan gazlı ısıtıcıların daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Avrupa bir karavanın Buzdolabı da üç sistemli olduğu için kış aylarında kamp yapması daha kolay. Ancak bu karavanların da içlerinin halı ile kaplı olmasını sevmiyorum. En ufak bir çamurda içerisi mahfolur oysa biz burda çamur içinde kamp yapıyoruz. Dünden beridir sıcaklık da epey düştü bakalım neler olacak?

Karavancının yaşam tarzı ve keyfi çok ayrı şeyler. Bunu yaşamak lazım. Ama bunu yaşamak için ne alemicihan olmaya ne de yüz binlik karavanlara ihtiyaç var. Temiz bir yürek ve bi miktar abartılmamış donanım pekiala Türkiye’de karavancılık zevkini tatmak için yeterli.

Ne duruyorsunuz? Haydi aramıza gelin. Bu ülkenin yeni yeni karavancılara ihtiyacı var.