Köyden indik şehre…

Bugün Kızılcahamam ile Gerede arasındaki, Yaklaşık 1500 metre yükseklikte olduğunu düşündüğüm, Ankara’nın en uzak köyünden bile daha uzak (Kuzey yönünde en uzak öyle ki yüz metre sonrası Bolu sınırları oluyor. Yayla’daki kampımızdan Şehr-i Ankara’ya döndük. (Ankara yaklaşık 800 metre) Bir hafta yukarda yaşayınca aşağı inince başladım terlemeye. Oysa kampımızda geceleri üşür idik. Bu kıtalararası uçanların yaşadığı jetlag gibi bize etki etti. Şöyle bir sersemledik.

Yayla her zaman güzel. Şehir oralara göre çok kalabalık. Ama gelmek zorundayız. Sonsuza kadar kampta yaşayamayız. Tabii emekli olmadıkça…

Yine de güzel yerler yaşasın Kızılcahamam yaylaları…

Kızılcahamam…

Bugün ihtiyaçlarımı karşılamak için Kızılcahamam’a iniyorum. Kızılcahamam 25000 nufuslu küçük şirin bir ilçe. Kaplıcaları var ayrıca Soğuksu Milli Parkı ilçenin yanıbaşında olduğu için epey bir günlük ziyaretçi alıyor. Bu nedenle ilçede ziyaretçilere dayalı ekonomi gelişmiş.

Şehrin içinde trafiğin büyük kısmı tek şerit ve tek yön işliyor. Her yer gibi burası da araba dolu. Soğuksunun trafiği de eklenince trafik zorlu bir hal alıyor. Ben de güç bela bir yer buluyorum Güçlü’ye (Kamyonetime)

Kentin sokakları tertemiz. Havası yürüyüşe uygun. Pekçok hediyelik eşya dükkanı var. Kendi magnet koleksiyonuma eklemek için magnet bakıyorum ama hep basmakalıp uyduruk şeyler. Dükkanlarda satılan hediyelikler kaliteli değil.

Kentin meydanı bayraklarla bezenmiş. Bir yerde dereotlu ve patatesli poğaça yedim. Su böreğini kaçırmışım. Fiyatlar makul.

Kentin içerisinde bir de yapay şelale var. Şelale dediysem öyle ahım şahım bir şey de değil. Yine de güzel.

Kentin içerisinde akmakta olan hayrat bir çeşme. Benim çocukluğumda Bursa’da köşebaşlarında böyle çeşmeler olurdu ve biz bu çeşmelerden kana kana susuzluğumuzu giderirdik. Şimdilerde parası olmayan insan herhalde kimse su vermezse sokakta susuzluktan ölür. Malesef ama Kızılcahamamda hayrat çeşme var efendim. Buradan gerekirse karavanınıza su da alabilirsiniz ama çeşmenin önünde park yeri bulursanız.


Kızılcahamam denilir de hamamından bahsedilmese olmaz. Yukarıdaki fotoğraf belediye hamamından. İlçede termal oteller de mevcut.

Kızılcahamam Yayla Mocamp’tayız…

Bayram tatili için Kızılcahamam’a yaylaya geldik. Yayla Mocamp’a yerleştik.

Yayla Mocamp eşsiz doğa harikası bir kampımız. İçinde küçük bir gölet bile var.

Her yer çam ve sıklıkla duymadığımız kuş sesleri var. Hava sıcaklığı 25 derece ancak gece soğuk olabilir.

Burada en büyük sorun alışveriş yapacak yer yok. Bunun için Kızılcahamam’a gitmek zorundaymışız. Ama bu eşsiz güzellikteki yerde kalmak için değer bence…

Burada sabit duran karavanlar var ve ben de Piri’yi buraya koymayı düşünüyorum. Çünkü sokakta vandallar karavana zarar veriyorlar. Bu nedenle burayı merkez olarak kullanacağız gezilerimize burdan çıkacağız ve dahi haftasonları gelip burda karavanımızda kalacağız. İşte böyle efendim.

Bursa’dayız.

Bursa Misi kampa yerleştik ve burda kalıyoruz şu an.

2018 tatilinde Piri ile yapacağımız gezilerin Erdek bölümünü tamamlayarak Bursa’ya geçtik ve şimdilik deniz tatili modundan çıktık. Şu anda Bursa Misi Kamptayız. Burası yerli yabancı karavancıların ihtiyacına cevap veren modern bir kamp alanı, Nilüfer belediyesinin bizlere kazandırdığı bir olanak. Dezavantajı birazcık pahalı olması malesef ama kampın kapısından Bursa’nın her yerine toplu ulaşım var. Kamp ve çevresi yemyeşil bir cennet. Gölgelik imkanı yok malesef tüm karavanlar güneşin altında kamp yapıyor ama yemyeşil bir yer olduğu için buna katlanabiliyorsunuz. Bursa karavanla gezilecek en güzel şehir.

Mudanya 2018…

2018 yazında da Mudanya’ya gelmek imkan oldu, geldik çok şükür.

Bu yıl en sonunda kordon boyu çalışması bitmiş. Eh nihayet yani diyoruz. Mudanya sahili güzel olmuş ben beğendim.

Bu yıl ilk defa paralı otoparktayım. Paralı olmadan önceki konaklamaları da burada yapıyordum biliyorsunuz. Efendim para ödüyor olmamız yanısıra otoparkın zeminini düzeltmişler. Eskiden çok engebeler vardı onlar gitmiş.

Mudanya’da güzelce dolaştım. Alışverişimi yaptım. Rüzgar poyrazdan hafif esiyor ve hava harika.

Yeni camii çay ocağında çayımı içiyorum.

Vee karavanda kitap keyfi yapıyorum güzel Mudanya’da…

Mudanya Dolgu Alanı Ne oluyor?

Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.

Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.

Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.

Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.

Kalın sağlıcakla…