Karavanla…

Yine bir yaz geldi,

Kamplara varmanın vakti.

Yeni yeni yerler, yeni insanlar,

Yapman gereken sadece,

tekerleri döndürmek

ve yürütmek karavanını.

 

Bir karavan bir kutucuk,

İçi dolu turşucuk,

Benim karavanımda kimler var?

Bilemezsin kimler, kimler?

 

Yaz vakti, gölgede serinle,

Karavanin hep duracak seninle.

Sen yürüyünce yürür heyhat,

Karavanla sefa sürmektir bu hayat.

 

26/06/2018

ANKARA…

Mudanya Dolgu Alanı Ne oluyor?

Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.

Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.

Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.

Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.

Kalın sağlıcakla…

Karavanı yürütmek…

Karavan altında tekerlekleri olan araçtır. Demek ki bu karavanın gezmesi gerek. Ama bu karavanı gezdirmek o kadar kolay mı?

Mazot olmuş 6 tl. En düşük kamp ücreti 40 tl. Ki bizim bu karavanı yürütmek için daha burda sayamayacağımız çok sayıda giderimiz var.

Kamplara girmesek sıcakta pişeceğiz. Rahat rahat keyif yapmak dururken kendimizi yiyeceğiz. Yok en güzeli kamplara gitmek yine…

Karavanın tekeri bir şekilde dönecek.

İnşallah ite kaka da olsa bu karavanı yürüteceğiz arkadaşlar…

Ama günden güne eksiliyoruz ve azalıyoruz. Malesef.

Çiflikbank…

Merhaba,

Şurdan Burdan yazılar yazacağım yeni bir kategori ile huzurlarınızdayım. Burada yazacağım yazılar adından da anlaşılacağı üzere çeşitli konularda olacak. Burda niyetim bir karavancı olarak sizlerle sohbet etmek, düşünceleri ve çeşitli olaylar üzerine yorumları paylaşmak. Sizler eğer bu başlıkta yazılar okumak istemezseniz kategoriler menüsünden sadece gezi yazılarına veya neyle ilgileniyorsanız ona tıklamanız mümkün.

Bugün sizlerle Çiftlikbank üzerine konuşmak istiyorum. Çok ciddi bir vurgun. 1.2 milyar dolar ve yine insanlardan paralarıyla birlikte çalınmış umutlar.

İnsanlar gerçekten telefondan inek besleyip para kazanabileceklerine inanmış. Her zincir dolandırıcılıkta olduğu gibi ilk katılanlar zamanında kazanmış da. Ama tüm ticari faliyetler tabii ki aldatmaya yönelikmiş. Yapılan açılışlar, iktidarın içinde bulunduğu hayali hegomonyaya uygun siyasi demeçler vermeler. hepsi bir kandırmacaymış tabii ki.

Malesef teknolojiyi bile insanları aldatmak kandırmak gibi olumsuz işler için kullanıyoruz. ama bugün ben bu konuya başka bir açıdan bir karavancı olarak bakmak istiyorum.

Kandırılan binlerce insan var. Bunlar kısa sürede iyi para kazanma hayali yüzünden kanmışlar. Yani tam anlamıyla buraya para kaptıranlar da masum değil bir yerde.

Şimdi bir soru sormak istiyorum. Bu insanlardaki hırs neyin nesidir? Paran varken daha çok kazanmak vaadiyle çetrefilli işlere niye girer insanoğlu?

Ben bir karavancı olarak insanların hayatta bir yerde para hırsına dur diyemediklerini düşünüyorum. Bu nedenle hiçkimsenin veremeyeceği kar paylarına kanmışlar.

Bir de insanlar bir noktada artık bazı şeylere dur demeli. Karnı doyuyorsa fazlasına tamah etmemeli.

Ben aşağı yukarı onüç yıldır kampçılık ve karavancılık yapan biriyim. Ve buna sürekli olarak yatırım da yapıyorum. Gezmediğim yerler günden güne azalıyor. Çoğunlukla gittiğim yerlere de sürekli gittiğim bir seyyahlık plan, programım var. Benim çeşitli yerlere yaptığım karavanlı gezilerin hepsi planlı ve bir gezme faliyeti.

Ben kendimi böyle ayarladım açıkçası. Hiçbir şeyin fazlasında gözüm yoktur. Tüm sermaye daha iyi ve daha çok gezmeyi sürdürebilmek için yapılmaktadır.

Hayatta yaşamak için çalışmaktan sonra yapılacak ilk ve son iş bana göre karavancılıktır.

Bu nedenle ben de bir Karavanbank kurayım bari…

Şaka bir yana insanlar biraz da gezmeye tozmaya ve kendilerine para harcamalı. Sonuçta bu Dünya ölümlü dünya değil mi? Bu hırs niye?

 

 

Not: Havaların ısınmasıyla gezmeye başladınız. Kimi orada kimi burada haberler gelmeye başladı. Özeniyoruz ama malesef okullar açık ve süreli görevlerimiz var. Yine de yakın yerlere kaçmaya çalışıyoruz. Ankara’dan tüm gezgincilere selam olsun.