Karavanda Taze Barbunya

Bugün karavanimda taze barbunya pişirdim. Bunun icin taze barbunyayı ayıklayıp yıkıyoruz. Once soğanı kavurup domatesi ekleyip biraz da su ekleyip barbunya ve kup kup doğranmış patates ve tuzunu da ekleyip pişene kadar kisık ateşte tutuyoruz. Afiyet olsun.

Reklamlar

Pir-i kamp Bursa İzmir yolculuğu yaptı.

Bursa İzmir yolculuğu yapıp bir süre konaklayacağımız İzmir’e geldik. Yolda Gelenbe yakınlarında Kavun Peynir Ekmek molası verdik. Keyifli bir yolculuktu.

 

 

Trilye, Esence (Eşkel), Söğütpınarı, Eğerce, Mesudiye…

Merhaba Dünya,

Pir-i kamp ile Mudanya’dayız.

Bugün bir araba gezintisi yapıp Trilye, Eşkel, Eğerce, Mesudiye plajlarını gezdik. Burada düzenlenen otostop festivaline de uğradık. Festivalde malesef karavancılara özel bir alan ayrılmamıştı. Biz de zaten karavanla gitmemiştik. Büyük bir festival alanı düzenlenmiş ancak alan normaldeki festival alanları gibi düz değil eğimli bir alan seçilmiş. Bu da insanların sahneyi görmesi için uygun olabilir ama Ege’de çok festival izlemiş birisi olarak bu festival bana biraz zayıf geldi. Zira tuvaletlerin temizliği de oldukça sıkıntılıydı ama bunda festivale giden insanların temizlik konusunda alışılagelmiş tutumunun da önemli bir payı olabileceğini düşünüyorum.

Bu festival ülkenin değişik kentlerinden gençlerin gelip çevreyi tanıması için iyi olmuş bence umarım ilerleyen yıllarda yapılan festival alanı motosiklet festivallari gibi çeşitli organizasyonlarla festivalcilikten payını alır. Zira festivalcilik özellikle kırsal yerlerin geleceğe dönük tanıtımı açısından oldukça önemli bir faliyet. Yavaş yavaş ta bu faliyetlerin önemi keşfedilecektir umuyorum.

Neyse festival dışında biraz da bugünki gezimizde gördüğüm hususları paylaşmak istiyorum.

Trilye:

Trilye yat limanı her tür karavan konaklaması için son derece ideal. Zaten karavancılar da vardı. Trilye son zamanlarda hediyelik eşya satan dükkanlarını çeşitlendirmiş. Beldede restorasyonu devam eden yerler gördük. Tarihi kahvehanelerinde zevkle çay kahve içtik yine trilyemizin. Trilyede su almak için çeşmeler var, Kaset boşaltmak için tuvalet var. Trilyede bir karavancının sevebileceği her türlü imkan var.

Trilye’ye Mudanya’nın içerisinden geçtikten sonra 10 km lik virajlı bir yoldan ulaşıyorsunuz. Özellikle mudanya çıkışındaki bölüm oldukça dik ve Trilye girişi ise biraz dar. Özellikle bu noktalarda karavanla dikkatli olmak gerekir.

Trilye’de…

Eşkel:

Eşkel çoğunlukla boştu. Gayet temizdi ancak bölgede bildiğimiz manada modern kamplar yerine geçmişte barakalık durumuna dönüşmüş izbe yerler vardı. Bunların sahipleri bunları yıkıp gerçek kamp yerleri yapsa Eşkel bir alternatif turizm merkezi olabilir de. Belki ilerde gerçekten beynelminel kampçıların keyif alınacağı kamplar yapılır Eşkel’e…

Eğerce Sahilinden…
Eğerce plajında.

Eşkel’e A101 mağazası bile açılmış. Her türlü ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte. Eşkel sahilde birkaç karavancı da var. Karavancı dostu bir yer olduğunu da düşünmekteyim.

Söğütpınar:

Söğütpınarın sahilini çok fazla incelemedik ama yeni festival alanı doğru kullanılırsa buraya hareket getirebilir.

Eğerce:

Eğerce sahiline yol güzel otoparklar yapılmış. Her karavancıyı memnun edecek geniş ve rahat otoparklar boş vaziyette karavancıları beklemekte. Eğerce sahilinde her imkan var.

Mesudiye:

Benim de köyüm olan mesudiye köyü de biraz daha bu gelişmeleri arkadan takip ediyor. burda da daha çok yerleşimler var ve ücretli bir kamp yeri burda da mevcut değil. Ancak bölge zaten kendisi kamp yeri niteliğinde. Her yerde umumi tuvaletler halkın kullanımına sunulmuş. Suyu soğuk soğuk akan çeşmeler, her türlü ihtiyacın karşılanabileceği marketler var.

Yol durumu:

Malesef yollar biraz bozuk ve dar. Gerçekten dikkatli olmak gerekiyor yolda. Ama gidilmeyecek yollar değil. Bölgede çok adı geçmeye başlayan Trilye yanısıra özellikle karavanla yapılacak rotalara bu rota kesinlikle eklenmeli ve yurt gezilerinde bu bölgeye de vakit ayırılmalı diye düşünüyorum. İnanın bölgede çok sıcak olan güneyler kadar karavancıyı memnun edecek durumlar var.

Gelelim çekme karavanlar için söyleyeceğim noktaya. Bütün sahillerde çekme karavana uygun düz otoparklar var ve manevra sıkıntısı yok. Mudanya Çıkışında epey bir düşük vitesle çıkacağınız Yıldıztepe rampası var. Mesudiye köyünün köy yönüne çıkışı oldukça dik bir rampa. Bu rampalarda aracınızın gücüne kuvvetine güveneceksiniz. Bunun dışında bütün yollar asfalt ve patinaj sıkıntısı yaşanacak herhangi bir durum yer yok. Trilye ve Eşkel arasında yol oldukça dar ve dikkatli yol almak gerekir. Ama gidilir.

İşte böyle siz de en kısa zamanda buraya bir gezi planlayın. Dinlendirici olacaktır.

Mudanya’dan selamlar…

Yine bir gülnihal aldı şu gönlümü…

Bi de bakıvermişsiniz Pir-i kamp Garip’e takışıvermiş, Buzdolabı dolmuş her şey yeniden yollarda olmak için hazırlanagelmiş ve biz yine çıkmışız yollara, yollara…

Evvet efendim yine yollardayız… Garip’imiz yavaş yavaş çekerken Piri’yi biz de sabretmekteyiz.

Yollarda olmak gibisi var mı?

Karavancılık bir ütopya mıdır?

Bugün böyle bir başlık açtım ve bu yazımda biraz bu konuyu irdeleyeceğim.

Karavancılık bunu yapan kişiler açısından çok şükür bir ütopya değil. 

Sürekli kamplarda gezmesek ve yaz tatillerimizi Avrupa’da geçiriyor olmasak da çok şükur zevkimizi tatmin edecek bir şeyler yapabiliyoruz karavanla.

Aslında bana sorarsanız bir karavan sadece park halinde durup içinde çay kahve içmek için bile alınır. Pekçok karavancının bu konuda benimle hemfikir olacağını düşünüyorum.

Ama benim bugün incelemek istediğim konu insanlardaki karavancılığa dönük aşırı romantik duygu durum.

İnsanlar nedense karavanların çok pahalı olduğunu zannetmekteler. Ve arabaları bir yeni modelden olsun diye onbinlerce lira veren bu insanlara göre her nasılsa bir karavanla yola çıkmak için ille kendilerine buyük bir piyango vurması gerekiyor.

Bunun nedeni bana göre pekçok insanın hayatı anlamlandiramayıp boş statü sembolleri için gereğinden fazla harcaması.

İyi ve mutlu bir karavan yaşamı için milyoner olmaya kesinlikle gerek yok. Ama müsrif olmayı kesinlikle bırakmak gerekiyor. Sadece komşularinıza ve arkadaşlarıniza hava atmak için çok pahalı arabalar almak gibi mesela.

Bir karavancı olduğunuzda size lazim olanı ve yeterli geleni talep edip sürdürmeye kararlı olacaksınız mesela.

Sahip olduğunuz şeyler amacınıza hizmet edecek en basit ve hafif malzemeler olacak. Ve aslında karavancılığın ne kadar basit ve güzel bir hobi olduğunu daha iyi kavrayacaksıniz.

Daha hafifi, daha azıyla mutlu olabildiğinizi keşfedebilirseniz önünüzde keşfedilmeyi bekleyen yepyeni bir Dünya olacak…

Bir de şu ille zevk almak için bireysel mülkiyeti gerekli kılan mantık olmasa insanlarda… O zaman belki ruhu özgür bir karavancıyı anlayacaklar.

O zaman belki de her yerde senede iki ay kullanılmayan çirkin betonerme yapılar olacağına, herkesin kullanımına açık yemyeşil kamplar, yeşil yaylalar alabildiğine çimen ve agaçlar olacak ve insanımiz da belki herkesin ortak malı olan şeyleri de korumayı kollamayı öğrenecek o zaman…

Ne diyelim Ah keşkem, keşkem…