Oğuz Atay- Tehlikeli Oyunlar

Kitabı yaklaşık 200 sayfa okuduktan sonra bıraktım. Yazar aydın karakterin iç bunalımlarını irdeliyor ama ben hızlı okumadığım için hikayeden koptum. Dahası hikaye çok çok geri planda. Ön planda karakterler ve onların özellikleri var. Belki psikoloji hayranı kişilere okunabilir gelebilir. Benim tarzım değil. Kitabın bazı bölümleri karavanda okunmuştur.

Salman Khan- Dünya Okulu

Eğitimle ilgili önemli bir atılım yapmış. Khan academy adındaki internetten eğitime destek olma sitesiyle Bill Gates’in bile dikkatini çekmiş ve ciddi miktarlarda hibe almış birisi. Eğitimin geleceği ile ilgili fikirlerini anlatıyor. Geleneksel eğitime kökten karşı çıkan bir anlayışa sahip ama düşüncelerinin önemli açıkları var. Bunlardan en önemlisi öğrencilerin gerçek hayatta yaşayacakları pekçok sosyal deneyimi sınıf dediğimiz aslında toplumun bir modeli olan ortamda yaparak yaşayarak öğreniyor olması. Khan teknolojinin kullanımının getireceği yalnızlaşmayı yüz kişilik birkaç öğretmenli sınıflar önererek aşmayı hedeflemiş. Ama ben bu sınıfların yanında pekçok sorunu beraberinde getireceğini düşünüyorum.

Bence bir çocuğun gelişiminde geleneksel modelleri bu kadar hızla terketmemiz pekçok açıdan sorunlu olacaktır.

Teknolojinin tam da Khan’ın yaptığı şekilde bireyselleştirilmiş eğitim ve takviye yöntemi olarak kullanılması fikrimce çok daha uygundur.

Kitap kısa bölümler halinde yazılmış ve kolay okunan bir kitap. Ben eğitimin geleceği ile ilgili söz söylediği için ve bir eğitim kitabı olduğu için okudum. Ancak kendi fikri olan ve bu fikri kanıtlamaya çalışan pragmatik bir kitap. Yine de tam öğrenme modeli gibi şeyleri şöyle bir anımsamak açısından faydalı olabilir. Öğretmenlere özellikle önerebiliriz.

Füruzan-Parasız Yatılı…

Füruzan’ın öykü kitabı Parasız Yatılı da bir Kasım gecesinde Ankara da soğuk rüzgarlar sararmış yaprakları bir o yana bir bu yana süpürürken bitirildi. Yazarın bir özelliği bildiğimiz fakir insanlar üzerine yazması. Bu yönüyle Orhan Kemal romanlarındaki tada benzer bir tadı var yazdıklarının. Kitaptaki “Haraç” isimli uzun hikaye çok güzeldi. Bu uzun hikayede yazar ömrünün büyük bir bölümünü bir konakta besleme olarak yaşamış bir kadını konu alıyor. Füruzan’ın dili akıcı ve yalın. Parasız Yatılı adındaki bu eser okumaya değerdi.

Sahaflar…

Sahafa gitmeyi seviyorum. Oradaki okunmuş kitap kokusu insanın içine işliyor. Kitapları geri dönüştürüp tekrar kullanıma sokmanın merkezidir sahaflar. Bu açıdan çok önemli bir görevi yerine getirirler.

Her türlü kitabı bulabilirsiniz sahaf raflarını karıştırırken, Macera, gerilim, aşk romanları, şiir kitapları, bir zamanların bestselleri, hepsi bir arada bulunurlar.

Genelde sahaf çarşıları şehirlerin en kalabalık, en cafcaflı semtlerinde olurlar. Ankara’da Kızılay’dadır. Bursa’da Heykel’de…

Sahafa gitmek insana huzur verir, dinlendirir. Ben sahafları severim.