Ankara Karavancılar Yemeği.

Ankara karavancılarının toplantısında yemekte validebağ Restorantta idik.

Etkinliği organize eden ve bizi de çagıranlara çok selamlar ve teşekkürlerimle…

Güzel bir geceydi.

Pir-i kampın maceraları devam edecek…

Reklamlar

Geçmiş zaman olur ki…

Geçmişten birkaç anı…

img083

img959

Bu aracımın adı Dağ Şeytanı idi. Müthiş bir araçtı. Onu Mustafakemalpaşa’da (Bursa) aldık. Ve Demirci’de yıllarca kullandık. Bu araçla inanılmaz yerlere gittik. Güzel günlerdi. Biz kampçılıktan yetişme karavancıyız. Çok uzun yıllardır bu ülkenin yollarındayız. Bu fotoğraflar tahmini 2010 civarı olabilir.

Digital

Yollar yollar…

 

Karavancı yaşam tarzı ve hayat görüşü…

Karavancı için enerji sorunu su sorunu vs vs önemlidir. Karavancı mal mülk peşinde bir insan değildir. Onun için belli bir yerin mavisi veya yeşili değil her yerin mavisi ve yeşili önemlidir. Bu yüzden her yeri güzelleştirebilecek bir dünya görüşü ancak karavancıyı kapsayabilir. Kapitalist sistemde bazı insanların karavancılık tarzı gezginlik yapan bir insanı anlaması mümkün değildir. Bir karavancının yaşamının güzelliğini ve zenginliğini ancak başka karavancılar anlar ve bilir. Çünkü ancak karavancılık yapan bir insan bu keyfin verdiği haz ve para ile ölçülemez kültürel kazanımın farkındadır.

Karavancılık hiç kuşkusuz özgürlükle bağdaştırılır. Bu doğrudur da. Mustafa Kemal’in Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir sözü benim de en sevdiğim sözdür ve bunu çok önemserim. Bir diğer önemsediğim su gibi olmak bulanmadan akıp gitmektir. Benim kitabıma göre karavancı bir yerde çok durmaz. Bulanmadan su olur akar gider.

Bir diğer konu karavancı insancıldır ve insandır. Çok gezmek ve evini yanında taşımak ileri düzey sosyal becerileri geliştirmeyi gerektirir. Bir karavancı hem kamplarda hem de kendisi konaklayıp gezerken ileri derece sosyal durumlar yaşar. Bu durum zamanla karavancıyı olgunlaştırır. Aslinda yalnız görunen karavancının gittiği yerlerde başta sokak hayvanlari olmak üzere pekçok dostu olur.

İzmir Ankara yolculuğumuz…

Bugün sabah 10 gibi İzmir’den çıktık. Yolda pekçok ta mola vererek Dumlupınar yakınlarında akşamı ettik. Molamızı burada bir tesiste veriyoruz.

Yolda mola vererek hem Turgutlu’dan hem de Salihlide yol üstü köylü pazarından biraz alısveriş de yaptık.

Ben bu yolüstü köylü pazarlarinı çok seviyorum. Mutlaka birşeyler alıp karavanda yiyorum.

İlk gün yol notlarımız bu kadar efendim.