
Escooterimle maceralarıma devam ediyorum…

Escooterimle maceralarıma devam ediyorum…

Kendime yeni bir oyuncak satın aldım. Bu araç yakın çevrede geziler yapmak için çok iyi.
Benim Escooterim Onvo Ov-12 Plus. 1600w lık epiy güçlü bir model. Benim ağırlığımı taşıyabiliyor. Bu çok iyi.
E Scooterimi bir gün şarj edip ardından günlerce şarj etmeden kullanabiliyorum. Bu da çok iyi.
E scooterimi çok uzak yerlere sürmüyorum. Genelde evimin olduğu mahallede gezintiler yapıyorum onunla. Bu da bana yetiyor.
Alet kocaman bir karton kutuda geliyor ve epiy ağır. Bu da kötü tarafı.
Ben onu eve taşımıyorum. Şarj edeceğim zaman pencereden uzattığım bir uzatma kablosuyla bu işi halletmenin yolunu buldum. Çok şükür ki evim de zemin katta. Şimdilik bir sorun yaşamadık.
Aletin çok şık görünen bir de aydınlatma sistemi var üzerinde. Bu da bence bir artısı.
Kampçılık açısından aktif bir hayat yaşadım ve hayatımın çoğunluğu kamplarda rastladığım güzel dostlar arasında geçti.
İnsanlar iftira ve dedikodu gibi şeyler yaparlarsa dostluklar bozulur. Ama herkes kendi kampçılığıyla uğraşırsa, Yani herkes kendi işine gücüne bakarsa o zaman dostluklar da uzun ömürlü olur.
Biz birine dostumuz dediğimiz zaman bu dostluk pazara kadar değil mezara kadardır. Bu yüzden dostlarımızı iyi seçmeye çalışıyoruz.
Ama zaman zaman anlamsız şeylerle bizi de üzen insanlar oluyor. Bu yüzden biz de dostlarımızı daha da az tutmaya çalışıyoruz. Ne kadar candan insanlar olursa dostluk o kadar güzel olur.
İçten pazarlıklı, yalan konuşan alçak insanlardan kimseye dost olmaz. Böyleleriyle karşılaşırsanız bırakın gitsinler. Sizden uzak olmaları sizin için belki de daha hayırlıdır.
Yine de kampçılık güzel dostlarla güzeldir. Ve güzel bir dostluk için kötüleri de görüp bir kenarı ayırmaya bence her zaman için değer.
Senden ayrılalı gülmedim dostum, Diyebileceğiniz dostlar edinmeniz dileğiyle…
Yine yangın zamanları geldi ciğerlerimiz yanıyor. Yanan her canlıyla biz de yanıyoruz aslında. Oysa birazcık sigara izmaritimize dikkat etsek veya yaktığımız ateşi tam söndürebilsek belki binlerce ağaç ve canlıyı kurtaracağız yanmaktan. Lütfen biraz daha dikkat!
Artık çok fazla ilgilenemediğim karavanımı satmaya ve zaman içerisinde de Motokaravana geçmeye karar verdim.
Öncelerde Paralı kamplara gidiyordum ama bu işler artık iyice pahalandı. Her yerde anlamsız yasaklar var. Ben yakın çevremdeki köylerde falan kampçılık yapmayı planlıyorum artık. Bunun için de bir motokaravana ihtiyacım var.
Ama malesef motokaravan edinebilecek bir bütçem de yok. Bunu ancak zaman içerisinde tekrar düşüneceğim. Benim istediğim karavanın aynı zamanda beni üzmeyecek yormayacak bir araç olmasını istiyorum. Bunun için de uygun bir bütçe ayırmalıyım ama ayıramadım malesef şimdiye kadar.
Bakalım kısmette neler var. Karavanıma yüz bin lira istiyorum. Eberspachers ısıtıcısı var vede Güneş enerjisi sistemi var. 2017 Model Güney Mİdi.


Bu yaz ilk defa Storytel üyesi oldum ve kulaklık yardımıyla kitap dinliyorum. Bu hizmeti kullanarak bazı güzel kitaplar dinledim.
Eksik Hayatlar Kolleksiyonu, İlkyaz Ariz
Nesnelerin dünyasına bir yolculuk. İlgi çekici ve heyecanlı öyküler
Botter Apartmanı, Ayşe Övür
İstiklal’de bir apartmanın dünü ve bugünü ile ilgili güzel bir roman. Yazarın diğer eserlerini de deneyeceğim. Başarılı buldum.
Yarım Kalanlar, Murat Eken
Güzel öyküler. Okunur.
Telefon Melefon Yok, Şermin Yaşar
Gençlerin telefon bağımlılığını konu eden bir roman. Güzel.
D Koğuşu, Freida Mcfadden
Heyecanlı, Gerilimli Psikolojik güzel bir roman. Yazarın başka kitaplarını da okuyacağım.
Boşanmış Bir Çift ve Ben, Burcu Dinçer, Volkan Sönmez
Pek sevmedim ama sonuna kadar dinledim.
Büyü Dükkanı, Yeşim Türköz
Psikoloji ile alakalı güzel bir kitaptı.
Ubik, Phillip K. Dick
Bilimkurgu olsa da ben pek beğenmedim. Yarım bıraktım.
Zirve Ada: Şifacı, Gökçe Nur Yalkın
Güzel bir kitap, Fantastik bir Dünya. Harry Potter benzeri.
Storytel’den kitaplar dinlemeye devam edeceğim. Bu hizmet gerçekten harika. Umarım yeni kitaplar da yeterince hızlı ekleniyordur. Zamanla sıkabilir yoksa…
Ben benim kimse gibi düşünmek, olmak veya yaşamak zorunda değilim. Canım bunu yapmak istemiyorken zorla bir yerlere gitmeye kendimi zorlamıyorum. İçimden ne gelirse onu yaparak yaşıyorum. Bana her gün 15-20dk dışarda yürümek yetiyor gezinti olarak. Uzaklara olan özlemimi internetten yararlanarak gideriyorum. Böylesi çok daha ucuz ve kolay.
Kendime yakın yerlere gezebilmek için bir ESCOOTER aldım. Bundan sonra karavancı da değil escooterci olabilirim. Karavanlara ve karavancılığığa olan ilgim ve sevgim yine de devam ediyor. Ama bu işi yaşadığım yer yakınlarında yapıp mutlu olacağım modeller beni daha çok mutlu edecek. Uzaklar benim hedefim değil. Zaten sağlığım da uzaklara sürmeye elvermiyor.
Gençliğimde ben de özellikle de motosikletimle Moto-Solo çok gezdim. Türkiye’deki kampların çoğunda bulundum. Yaşanmışlıklarım bana yetti. Bir daha ancak canım ne zaman isterse gider yine görürüm. Şu anda bir yerlere gidesim yok.
İnsan için her şey ekonomi ile alakalı biraz da. Çok zengin bir tip karavancı değilim. Halk tipi bir insan nasıl mutlu olabilirse en ekonomik şekilde yaşamaya çalışıyorum. Bana yakın yerlerde mutlu olabilmek benim için önemli bir erdem.
Yine de gezebilen dostlarımın paylaşımlarını okumak ve fotoğraflarını görmek beni neredeyse kendim gezmiş gibi mutlu eder. Bu yönden şanslıyım. Elimde geniş bant internet ve YOUTUBE gibi paylaşımın çok olduğu siteler var.
Gençliğimde dostlarımla da kamp yaptım ve güzel anılarım var fakat artık sadece çok yakın bazı dostlarımla kamp yapıyorum. Kamp yapan insanları biraraya getirmek gibi heveslerimi anlamsız saldırılar yapan insanlar çok kırdılar. Ve bunlar yüzünden ziyadesiyle üzüldüm özel hayatımda. Oysa herkesin dost olabileceğinden başka bir görüşüm olduğu da yok.
Sonuç olarak ben kimse gibi değilim, kimse gibi olmak zorunda da değilim. Ben kendi kulvarımda ve yolumda giden özgür bir insanım.
Uzun zamandır kendime yeni bir oyuncak arıyordum sanırım sonunda uygun bir oyuncakta karar kıldım ve kendime bir Escooter aldım. Bununla yakındaki bazı yerlerde gezerek günlerimi değerlendirmeyi planlıyorum.
Biliyorsunuz karavancılık can sıkıcı yasaklar nedeniyle iyice içinden çıkılmaz hale geldi zaten. Kamp yerine gitmek te zor ve içimde buna hiç istek kalmadı.
Ben de artık Bisikletçilik, Doğa yürüyüşü Escootercilik gibi basit ve kolay, görece ucuz zevklere yönelmeye karar verdim.
Escooterim Hayırlı Uğurlu Olsun Haneme…
Bir Gülün Günlüğü…
Ben kırmızı gonca bir gülüm. Bu sabah güneşin ışıkları erkenden vurdu üzerime. Mis gibi kokumu çevreme saçtım. Arılara böceklere açtım koynumu. Dikenlerim de var benim. Beni düşmanlarımdan koruyan harika dikenler. İnsanlar beni severler. Gül yüzün solmasın derler mesela… Bugün bir şişko balarısı geldi tozlarımı almaya. Aceleci bir hali vardı. Ona en güzel şekilde bağrımı açtım. Sonra beni kopardılar. Birkaç güne soldum artık solmuş bir gül oldum.