Bir yazı daha devirdik arkiler. Bu yaz Angara’dan dışarı hiç çıkmadığım bir yaz oldu. Demek ki ben gezmeden de mutlu olabiliyormuşum bazı şartlar yerine geldiğinde. Bunu görmek güzel çünkü hayatımın üçte biri kah bir otomobille kah motosiklet tepesinde oradan oraya deli danalar gibi gezmekle geçti. Güzeldi bu da ama belli bir yerde olmanın ve o yerde rahat etmenin güzelliği de ayrı bir güzellik. İşte AYAŞ bu aradığım güzel ortamı bana güzel doğasıyla sunan harika bir kent. Ayaş’tan önceki hayatımda sıkıntı duyduğum pekçok sorunum AYAŞ’ta çözüldü. Artık geniş ve rahat bir evde oturuyorum mesela…
Karavancılığımı artık görece tek başıma ve kendi seçtiğim kampingde yapıyorum ve bundan da mutluyum açıkçası. İlle gezmem gerekiyor ‘muş’ gibi bir kabullenişim yok benim. Ben beni ne mutlu edecekse onu yaparım. Kalmak mutlu ediyorsa kalarak da vaktimi değerlendirebiliyorum. İnsanın karşısına sağlık sorunları çıktığında bütün planlar değişiyor. Benim de karşılaştığım Şizofreni belası nedeniyle artık uzaklara sürmem ve belli bir süre uzaklarda yaşayabilmem de zor görünüyor. Olsun ben hayatı yakalayabildiğim güzellikleri ile kabullenip yaşamayı seven birisiyim. Hiç gezemeyecek olsam bile ben bunun içinde yine kendime bir güzellik yaratır, Mutlu olmayı yine başarırım.
Bir yaz bitti. Tüm öğretmen arkadaşlarıma iyi bir eğitim öğretim yılı diliyorum. Bu yıla başlarken yine ve yeniden kendimi hayatta yapamadığım ve olamadığım her şey için bir kez daha affediyorum.
Güzel bir yıl geçirmemiz dileğiyle, SEVGİLERLEE!