Çökme Karavanlar…

Arkadaşlar,

Karavancılık bir gönül işidir. Bir karavan alıp hasbelkader denetimin az olduğu bir yere koyup bırakacaksnız bu bir karavancılık değildir. Son zamanlarda bu eyleme ÇÖKMEK deniliyor. Ve ÇÖKME KARAVANCILARI içimizde hiçkimse sevmiyor haberiniz olsun.

Ayrıca kamuya ait bir yere bedelsiz çökmek çok çirkin bir davranış bence…

Çökmekaravanlar çevrede göz zevkini bozuyor. Herkesin hakkı olan yerleri böyle işgal eden kişiler yüzünden bütün çekme karavanlar zan altında kalıyor hatta yasaklanıyorlar. Hatta bu yasaklardan Motokaravanlar bile nasibini alıyor.

Çökme karavancılık kafası böyle devam ederse daha genel yasaklar ve şartlar da getirilmesini bekliyoruz.

Camper Trailer kullanırken mutlu olmak için birkaç önemli öneri…

Ben bir Camper Trailer’ciyim… En başından beri genel manada çekme karavanı gezilerimde tercih ettim. Çekme karavanla kendine özgü geziler yaparsanız hiç yorulmaz ve çok da huzurlu kamplar yaparsınız…

Öncelikle şu gezme olayının ille oradan oraya haldur huldur gezmek olmadığını bir anlamalısınız… Bir yılda sadece bir kampa gidip o kampta 20 gün kalsanız dahi bu edim sizi başarılı ve mutlu bir CT’ci yapar. (Camper Trailer) bundan sonra yazılarımda CT olarak kısaltacağım. Bir CT kendine göre sürüş dinamikleri olan ve aracınızı başka bir araç haline dönüştüren bir eklentidir. Aracınızın yakıtı bile değişir. Aracınızla yaptığınız pekçok şeyi bu yeni araçla yapamazsınız. Bu sürüşte gideceğiniz yolları iyi çalışmış olmanızı gerektirebilir. Sürprizler sıkıntı yaratabilir. Normalde kalkış yapabildiğiniz bir yerde zemin ıslakken kalkış yapamayabilirsiniz mesela. Birçok temel sorun var. Ama CT’ler genel manada düşünürsek kamp araçlarının kamp esnasında en kullanıcı dostu çözümleri içeren, en geniş ve ferah olan seçeneklerdir. Bunlarla ayağı yanık it gibi oradan oraya gezmeye kalkarsanız zaten mutsuz olursunuz. Bir yer belirleyin ve belirlediğiniz profesyonel kampingde 20 gün kalıp evinize dönün. Aaa aslında çekme karavan ne kadar güzelmiş deyin. Seneye de yazınızı bir başka bölgede veya şehirde değerlendirin. Çekme karavan kullanacaksanız mutlaka gezilerinizi böyle planlayın.

Bedava kampçılık hayali için çekme karavan almak isteyenler! Lütfen benden uzak olunuz! Böyle bir Dünya yok! Hiçbir kimse sizi ücretini ödemediğiniz bir yerde barındırmak istemez ve kimsenin de böyle bir mecburiyeti yok.

İkinci bir değinmek istediğim konu CT’yi saklama konusu. Belediyeler sokaktaki CT’leri kaldırabilirler veya sahiplerine ceza yazabilirler. CT kullanacaksanız mutlaka bir otoparka veya karavanınızın sürekli duracağı bir ANAKAMPa ihtiyacınız olacak. Ben kendime makul bir mesafede bir ANAKAMPI tercih ediyorum. Hatta yaz tatillerimi de bu ANAKAMP’ta geçiriyorum bazen…

Buz kutusu olarak eski dondurma kaplarıma su doldurup kullanıyorum…

Bu kutulardan buzla doldurulmuş iki tanesi buzlukta kullanılırsa hafta sonunu çıkarabilir kanımca…

Bu iyi haber çünkü ben biramı soğuk severim. Mavi buzluk bu ihtiyacımı senelerdir görüyor.

Mutluluğun ölçüsü olur mu?

Arkadaşlar,

Arkadaşlar Karavan başlı başına bir mutluluk aracıdır ve mutluluğun bir ölçüsünü çıkarmak pek zor…

Birisine göre mutluluğun ölçüsü mutlaka Venedik şehrini görmektir ama bir diğeri bir kenarda duran karavanında zaten mutludur.

Bence mutluluğun bir ölçüsü, Bir mutlaka yapılması gerekeni yok…

Mutluluk özgür ve rahat zaten kendince…

Koşulları koyan yine insanlar…

Ahh bu insanlar!…

Merhaba dostlar, Gelecekte nasıl davranacağıma yönelik bir fikir paylaşımı…

Genel kampçılık maceralarım düşünüldüğünde gezilerimin çok küçük bir kısmını ancak karavanla gerçekleştirebildiğim görülecektir. En çok ve en etkili gezilerimi şimdiye kadar en hafif olduğum modumla, Motosikletle yaptım. Ama çok tehlikeli olduğu için artık motosiklet kullanmak istemiyorum ve biraz da gittiğim yerde yerleşik kalabilmek açısından araçla kampçılık deneyimlediğim motosikletle kampçılığa göre daha olumlu imkanlar sunuyor.

Gezilerde her şey maddiata bakıyor. Eğer uzun süre konaklarsam konaklama maliyetim artar, Çok gezersem yakıt maliyetim artar. Ve evet malesef hayatta her şey için makul bir bedel olarak PARA gerekir.

Pahalı bir karavana sahip olmaya çalışmanın getirdiği güçlükse olayın başka bir boyutu. Emeklilik dönemine kadar motokaravan düşünmüyorum. Hayal karavanım olacak Letafet’i emekli olurken yaptıracağım. Bu karavanla tam bağımsız yaşamayı düşünüyorum. Yine bir evim olacaktır ama hayatımın büyük bölümünü karavanda geçirecek şekilde planlamamı yaptım.

Letafet’ime kavuşacağım 2037 yılına kadar önümde yeterli bir zaman var. Eğer kanaatkar davranırsam istediklerimi elde eder. Karavanda tam zamanlı yaşamanın yanısıra istediğim gezileri de yapabilirim.

Benim için ekonomi modeli o kadar zor değil. Gelecek için kenara bir şeyler ayırılmalı her bir lokmada. Bundan sonra ben de bunu yapacağım.

Karavanım PİRİKAMP durduğu yerde karavancılık ihtiyacımı gidermemi sağlayacaktır. Bunun dışında gezilerime araçla ve çadır kampı yaparak devam etmeyi planladım. Bana göre bu en optimal ekonomik olan seçenek. Bunu ben böyle düşünüyorum. Yazları çadır kampı pek de güzel olur.

Şimdilik pahalı rotalara gitmeyi, Yurt dışına çıkmayı pek düşünmüyorum. Şizofren hastasıyım ve atak geçirirsem hem ben hem de yakınlarım bu işi toparlamak için çok üzülürüz. Yurtdışı kampçılığı evet güzel, ama benim gerçeğime uymuyor. Ben hem çok dikkatli hem de ekonomik davranması gereken birisiyim.

İşte gelecekte kampçılığımı böyle özgürce sürdürmeye devam etmek istiyorum. Ben sadece bir karavancı değil gerektiğinde tüm enstrimanları kullanabilen uluslararası kampçılık da yapabilecek birisiyim. Ben bir kampçı gezginim. Bu her zaman için de böyle oldu.

Karavan ve Yasaklar…

Son zamanlarda gün geçmiyor ki yeni bir tatil beldesi karavanla kampçılığı yasaklamasın. Her gün yasaklı beldelere ilçelere yenileri eklenmekte.

Çadırların çoğalmasıyla bazı bölgelerde ne su, ne tuvalet varken ve hijyenin sağlanması olanaksızken her yere kamp kurmaya çalışan insanlar da görüyoruz. Bunlardan bazıları gittikleri çevreyi kirletiyor da.

Bununla beraber yasak getiren belediyelerin çoğu karavancılara kamp yapıp hizmet almaları için özel tahsis edilmiş alanlar göstermiyor. Yaptıkları yasak diye tabela asmaktan ibaret.

Bunun elbette böyle olmaması lazım. Karavancıya yer gösterilecek ki, karavancı orada kendini ve çevreyi kirletmeden hizmetini alabilsin. Güvenle konaklasın.

Ama malesef, seyyar satıcılar, Hurdacılar gibi istenmeyen insanlar arasındayız.

Bu sorunun büyük kısmı karavanını bir yer işgal aracı gibi kullanan, Gittiği yerde haftalarca kalan karavancılardan kaynaklanıyor. Oysa su gibi bulanmadan akıp gitmesi lazım karavancının.

Sonuç olarak karavan sayısı da arttıkça sıkıntılar büyüyor ve büyüyecektir. Malesef pek olumluya doğru yol almıyoruz.

Olmayan karavanparklarımız…

Karavanım var. Çekicim var. Çekicimin her türlü bakımı var. İyi kötü mazotu koyacak parayı ayarlıyacağım.
Yani her şey tamam.
Ama istediğim gibi gezemiyorum. Gittiğim yerler kıyılara kurulmuş yaz tatili amaçlı kampingler çoğunda standartlar da düşük, neyse ona da razıyız zaten.
Ama ben bir karavancı olarak örneğin Erzuruma gidip 5-6 gün Ağrı’ya gidip bir hafta kalmak istiyorum.
Bu şehirlerde rahat rahat gidip göğsümüzü gere gere insanca kalabileceğimiz karavanparklar malesef yok.
Oysa Türkiye’nin üçte biri İstanbul ve İstanbul’daki karavan sayısı günden güne artıyor.
Burstner’ler Adrialar her gün karavan filomuza katılıyor.
Hepimizin Anadolu’yu ve doğu illerini gezebilmemiz için insanca hizmet alacağımız karavanparklara ihtiyacımız var.
Özellikle de buna Kayseri, Malatya, Sivas gibi doğu illerinin kapısı niteliğindeki şehirlerde ihtiyaç duyuyoruz.
Ne dersiniz? Hepimiz vergi veriyoruz. Karavancılar olarak birazcık hizmet talep etmek bize çok mu yani?
Van’da karavanpark açılmasını yürekten alkışlıyorum. Ama yetmez, yetmiyor…