Paulo Coelho-Portobello Cadısı

Portobello Cadısı da bir temmuz gününde okundu ve bitti. Bence güzel romandı. Yazar karakterini değişik insanların ağzından güçlü bir şekilde anlatmış. Eğlenceli ve mistik yönleri olan bir kitap. Kitabı okurken hikayeye bağlanıyor ve gitgide sonunu daha çok merak ediyorsunuz. Portobello cadısı yazarının ünlü eseri Simyacı gibi güzel bir roman. Beni başka Paulo Coelho kitapları da okumaya sevketti. Portobello Cadısı kitabının tamamını karavanımda ve kamp şartlarında Erdek’te okudum.

Karavancılıkta Merkez Kavramı ve Önemi

Bugün karavancılıkta Merkezler konusunu konuşacağız.

Hemen hemen bütün karavanlar kullanıcıya gittiği yerde, Güvenlik, Kişisel gizlilik, Enerji, Su, Wc imkanlarını sunar.

Bu imkanları sunmasıyla karavan bizim için gezilerimizde gittiğimiz yerde bir merkez oluşturur. Nerede olursa olsun karavanın olduğu yer tartışmasız merkez’dir.

Karavanla bir ilçeye gittiğimizde karavanı bir yere çektiğimizde hep o noktadan geziler yapar, o noktaya geri döneriz. Bu defalarca tekrarlanabilir.

Burada Merkez kampdışı konaklamada park yeri, Kamp konaklamasında da kamp olarak geçecektir.

Kampları merkez yaparak gezmenin sayısız bazı avantajları vardır.

Bunlardan birkaçı;

-Sınırsız kaynaklar, Elektrik, su gibi kaynaklar o kadar boldur ki sınırsız olduklarını düşünebilirsiniz.

-Güvenlik: Kamp dışını merkez edindiğinizde karavanınızın kilitlenmesi önemlidir ve çeşitli zamanlarda yeterince camları açamayabilirsiniz.

Gölge mekan: Kampdışı gölge mekanlar son derece sınırlıdır. Oysa kampların pek çoğu gölgeliktir. Ülkemizde direk güneş ışığı alan konumlarda kamp yapmak daha zordur. Çünkü hava sıcaklığı örneğin 32 dereceyken, Güneşi doğrudan alan karavanın yüzey sıcaklığı 45-50 dereceleri bulabilir. Bu da içeriyi ısıtır. Burda bir diğer husus karavanın izolasyon kalitesidir. Kaliteli izolasyonu olan karavanlar güneş ışığı altında kamp yapmaya daha uygundur. Ama hiçbiri gerçek bir ağaç gölgesi kadar konforlu olamaz.

Alış-veriş imkanları ve diğer hizmetler: Kamplarda alış veriş yapacak büfeler, zaman geçirecek kafeteryamsı yerler bulunur. Kamplara hemen her gün gezici manav gelir. ve genelde kamplar ekmek alınacak yerlere belirli mesafelerde olurlar.

Adres sunma hizmeti: Çok dikkat edilmese de bir kamp alanı bir karavancıya bir adres sunar. Eğer hastalanırsanız karavanınızın güvenli bir merkezde olduğunu bilirsiniz örneğin. Bunun dışında kargo ile veya posta ile işleriniz olursa kamp alanındayken yeriniz bellidir.

Sosyal imkanlar: Kamplarda sizin gibi pek çok karavancı, çadırcı, gündelikçi, mangalcı vs bulunabilir. Kamp yerlerini merkez edindiğinizde aynı zamanda oldukça sosyalleşirsiniz.

Sadece kampta yapılabilen işler: Büyük miktarda çamaşır yıkamak vs. için kamplar merkez edinilebilir.

Aslında karavancılıkta herkesin bir tarzı vardır. Bu doğrudan kampları merkez alarak gezmek de olabilir. Kamp yerlerine görece daha az girerek gezmek de mümkündür.

Kamp yerlerini merkez alarak gezmenin bazı dezavantajları da vardır. Bunlar,

-Her yerde istenen kalitede kampingin bulunamaması,

-Kamp yerlerinde aşırı kalabalık ve insan temelli huzursuzluklar.

-Kamp yerlerinin işleticilerinin insan beğenmemesi. (Kamp yerine bekarları almama gibi cahiliye dönemi yaklaşımlarında olanlar var ne yazık)

-Kamp yeri ücretlerinin karavancılara yüksek gelmesi. Fiyatlandırma konusunda yeterli alternatiflerin oluşamaması.

Gibi dezavantajlardır.

Ülkemizin büyük bölümü aslında kampingler vasıtasıyla gezilebilir. Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kamping işletmesi sıkıntısı var. Bunun da büyük nedeni yeterli talebin oluşamaması. Yani bu bölgelere gitmek isteyen kampçı yeter sayısı ülkemizde oluşabilmiş değil.

 

Kamping Dışı merkezi Konuma Gelmiş Noktalar,

Ülkemizde Karavanlar için Kamp hizmeti verilmediği Halde birçok kişinin merkezini oluşturduğu için, yani kampdışı konaklama popüler noktası olduğu için merkezi hale gelen noktalar vardır. Buralarda da Karavancılar bazı imkanlardan ör. Sosyalleşme gibi. yararlanabilmekteler.

İzmir’de Bostanlı Sahili,

Antalya’da Gazipaşa Sahili

Milas Ören’de bir yer bu şekilde merkez oluşturuyor örneğin. Bu da yerel yönetimlerin dikkatini çekerek ilerde hizmet almak için iyi bir şey.

Kamplara girmeyi sevsek de, Sevmesek de karavancılığın iyi bir şekilde yapılması için kamplar bize lazım.

Kampçılık ve Karavancılık yurtdışında çeşitlenmiş kamp ve hizmet alım noktası imkanlarıyla yapılmaktadır.

Ülkemizde de hem kampingler hem de karavancılar olarak beraber gelişip büyümekteyiz. Anlayışımız kitle tatilinden çok farklıdır ve bizim kitlemiz de kitle tatilinin kitlesinden farklılaşmaktadır son zamanlarda.

Burda kampçılığın bir tatil türünden çok bir yaşam tarzı, bir anlayış ve bir zevk alma tarzı olması. Son zamanlarda bu konuyla ilgili çeşitli açılan zincir marketler konuya ilgiyi ve kampçılığın popülerliğini arttırmaktadır.

Sonuçta hepimiz kampçıyız. Sadece zaman içersinde donanımlarımız gelişip değişmektedir.

Bu yazımızda kampçılıkta (ve karavancılıkta) Merkez kavramını inceledik.

Kalın sağlıcakla…

 

22/07/2018

Cumhuriyet Kamp/Erdek

Yücel GÜNDÜZ

Çeki aracı olarak Ford tourneo connect 1.8 tdci. Namı diğer Güçlü.

Arkadaşlar

Erdek’e yaptığım gezi nedeniyle 750kg lık Güney Midi marka karavanımın (Nam-ı diğer Pirikamp) çekisiyle ilgili olarak 1.8 tourneo dizel tdci (Nam-ı diğer Güçlü) aracımı yol performansı ile ilgili deneme fırsatı buldum.

Öncelikle söylemeliyim ki çeki yapacaksanız ihtiyacınız olan araç mutlaka turbodizel olmalı. Yüksek torkuyla vites düşmüyor. En zor rampalardan 3. Vites ve 60km ile çıktık. Daha önceleri 1500cc düz benzinli lada samara (Nam-ı diğer Garip) kullanmaktaydım. Garip ile sürekli vites düşürüyor ve çok daha yavaş yolculuk ediyorduk.

Ama tam da bu noktada turbodizel Güçlü’nün Lpg li Garip’in bir buçuk katından fazla para değerinden yakıt tükettiğini ve binlerce kilometre gezilerde farkın önemli bir boyuta ulaşacağını söylemek zorundayım.

Son söz olarak Güçlü ile yolculuk daha rahat ve güvenli ancak kesinlikle daha pahalı.

Mudanya 2018…

2018 yazında da Mudanya’ya gelmek imkan oldu, geldik çok şükür.

Bu yıl en sonunda kordon boyu çalışması bitmiş. Eh nihayet yani diyoruz. Mudanya sahili güzel olmuş ben beğendim.

Bu yıl ilk defa paralı otoparktayım. Paralı olmadan önceki konaklamaları da burada yapıyordum biliyorsunuz. Efendim para ödüyor olmamız yanısıra otoparkın zeminini düzeltmişler. Eskiden çok engebeler vardı onlar gitmiş.

Mudanya’da güzelce dolaştım. Alışverişimi yaptım. Rüzgar poyrazdan hafif esiyor ve hava harika.

Yeni camii çay ocağında çayımı içiyorum.

Vee karavanda kitap keyfi yapıyorum güzel Mudanya’da…

Karavanda Mantar Sote…

Mantar sote hem besleyici hem de karavan için pratik bir yemek.

Her zamanki gibi soğanla başlıyoruz. Soganı küp küp doğrayıp yağda kavuruyoruz az pembeleşimce bu sefer kare şeklinde doğradığımız biberleri atıyoruz. Sonra mantarı güzelce yıkayıp ikiye bölüp atıyoruz. İyice suyunu çekmeye başlayana kadar kavuruyoruz. En son domatesleri atıyoruz. Onlar da pişince tuzunu ekliyor ve ocaktan alıyoruz

Afiyet olsun.

Yolların Çağrısı…

 

Biliyorum Pirikamp takipçileri olarak belki de kitaplarla yaptığımız yolculuklardan sıkıldınız. Ama ne yapalım biz kitaplarla yaptığımız yolculuklardan vazgeçemiyoruz.

Yine de bu günlerde karavana geçip karavanla yer değiştirmeye başlamak gibi bir durumumuz olabilir. Çünkü evde yeterince kaldık ve çok güzel kitaplar bitirdik.

Yaz boyunca karavanda okumaya devam edeceğiz yanımıza çok güzel kitaplar aldık daha önceki yazımda o kitapları görebilirsiniz.

İşte bir karavancı olarak yolların çağrısı bize sesleniyor ve yerimizde kıpır kıpır oluyoruz. Gideceğimiz güzel yerlerin, yapacağımız kampların, tanışacağımız insanların çağrısı.

Karavancılığı seviyorum.

 

Not: Şu anda rotamız kesinleşmedi. Rotamız yola çıktıktan sonra belli olacak.

Zülfü Livaneli- Orta Zekalılar Cenneti

Usta yazarın 1990 yılındaki köşe yazılarından oluşturduğu kitap. Yazıların çoğunluğu 90 yılıyla ilgili ve bugün de güncelliklerini malesef korumuyorlar. Çok sevdiğim bir yazar olduğu için okudum. 90 yılında geçen bazı kavramların hala sorunlarımız içersinde yer alması ise ilginç. Bazı konular pek değişmemiş. Zülfü Livaneli’nin yazarlığını seviyorum ancak daha çok romanlarda. Okunabilir bir kitap yazarın anlatımı insanı hiç sıkmıyor. Keyifli okumalar.