Yine karavanımı yerinde ziyaret ettim ve kahvemi içiyorum.
İyi ki bir karavanım var ve bu yüzden çok memnunum.
Şimdi hep iyi ki karavanım var diyorum.
Yine karavanımı yerinde ziyaret ettim ve kahvemi içiyorum.
İyi ki bir karavanım var ve bu yüzden çok memnunum.
Şimdi hep iyi ki karavanım var diyorum.

Arada sırada yapıyorum bunu. Karavanla bir yere gitmeden evin önünde kahve keyfi.
Hem karavanı kontrol etmek hem de birazcık olsun karavancılık keyfi yapmak için bugün hava güzeldi.
Ben de Piri’ye geçip kendime bi kahve yapayım dedim.
Ehh bunlar da karavancılığın bi güzelliği.
Herkese selamlar olsun.
Maliyeti nasıl karşıladığımız sorusu zaman zaman sorulur. İki tip gezi var. Kışın yapılan kısa gezileri normal bütçeden karşılıyoruz. Yazın yapacağımız uzun gezimiz için mutlaka kıştan para biriktiriyoruz. Bir tatil fonumuz var ve bizi sıkıntıya sokmayacak kadar bir parayı her ay yaz için oluşturduğumuz fona ekliyoruz. Böylelikle yazın yapacağımız kamp konaklamaları ve uzun gezilerde yakıt için bu fon bize yardımcı oluyor.
Kampçılığı böylece daha uzun süreli ve mesafeli yapabiliyoruz. Ve rahat ediyoruz.
Kıştan eğer bir fon ayrılmazsa kamp ücretleri ve yakıt ücreti yaz bütçesine ağır gelebilir.
Karavanın satın alınmasını bir araç gibi görüp buna göre finansman sağlıyoruz. Karavanın bakım vb masrafları da arabamızla bir yapılıyor.
Geriye web sayfaları gibi önemsiz maliyetler kalıyor bunları da normal bütçemizden sağlıyoruz.
Karavanda da olsak günlük yemek vb giderleri normal bütçeden sağlıyoruz.
Bu şekilde çok zorlanmadan yazları istediğimiz kadar karavan yaşamını deneyimleyebiliyoruz. Ve istediğimiz yerlere gidebiliyoruz.
Karavan yaşamı iyi planlanırsa maliyetin yönetimi zor değil ve uzun sürelerde deneyimlenebilecek bir tatil tarzıdır.
Her konuda planlama önemli olduğu gibi karavancılıkta da aslında durum böyle.
Ben yurtiçi kampçısıyım ve yurtdışına çıkmıyorum. Yurtdışı maliyetleri konusu daha farklı olabilir tabii.

Aziz Nesin’in yeni bitirdiğim kitabı akıcı bir dille yazılmış hikayelerden oluşuyor. Nesin’in politik durumlarla ilgili çeşitli öyküleri zamana yenilmemiş, Onun eleştirdiği durumların benzerleri bugün de hayatımızda var. Benim okuduğum ilk Nesin kitabıydı. Beğendim. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Bugün Siteler’deki Ender Güney abimizin Güney karavan atölyesine gittik ve kendisini de ziyaret ettik.
Mini Midi ve Maksi’nin yeni makyajlanmış hallerini gördük üretimde.
Biraz Web konusunda çalıştık. Güzel bir gündü.

Fabrikanın yanındaki bu tavuklar çok küçük bir alana sıkışmışlar. Hep mi böyle yaşıyorlar bilmiyorum. Sormayı da unuttum.
Ender abimizin yeni ürettiği motokaravanlara bakmakla birlikte kendim için hiç beğenmedim. Çok küçük bir alanda sıkıstım kaldım.
Yıllık vergi ve giderleri ve kullanımdaki dezavantajı düşünüldüğünde hayır motokaravan bize uygun bir seçenek değil.
Biz her türlü faydalarından bilfiil yararlanmak üzere çekme karavancıyız ve bir süre daha böyle devam edeceğiz.
Herkese Ankara’dan selamlar…
Yolculukta özellikle konvoy yapılan etkinliklerde ve kamplarda kullanmak için Aselsan Mt-975’i seçtik. Bundan sonra Pmr 05. Kanaldayız.

Ankara’daki bu kamp Mogan Gölü’ne nazır otelin alt kısmında bir karavanpark oluşturulmuş.

Burada Duşlar Tuvaletler ve çamaşır yıkama mevcut. Jetonlu çamaşır makinesiyle çamaşır yıkama fonksiyonu da var.
Otelin yaz aylarında havuzu hizmet veriyor. Ve havuzdan yararlanmak mümkün.

Ulaşan otel’de kamp yapıyoruz…

Garip Silecekleri çalışmadığından Starlada’yı boyladı yine… Bir ihtimam bir özenle yapılan işlemlerden sonra Sileceklerimizin tüm fonksiyonları çalışır olarak çıktık. E tabii mükellef bir ücret de bayıldık. Olsun Garip’e helali hoş olsun. Bu kadar bizi gezdirip duruyor.

Güzel bir Livaneli romanı daha nihayete erdi. Kadersiz bir Meryemcik’in hikayesi. Livaneli hikayeyi mutlu bitirmiş. Oysa ülkemizde bahtı mutsuzluk olan o kadar çok Meryemcik var ki… Neyse bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Livaneli’nin bütün diğer kitapları gibi hoş bir kitap.