Çeki aracı olarak Ford tourneo connect 1.8 tdci. Namı diğer Güçlü.

Arkadaşlar

Erdek’e yaptığım gezi nedeniyle 750kg lık Güney Midi marka karavanımın (Nam-ı diğer Pirikamp) çekisiyle ilgili olarak 1.8 tourneo dizel tdci (Nam-ı diğer Güçlü) aracımı yol performansı ile ilgili deneme fırsatı buldum.

Öncelikle söylemeliyim ki çeki yapacaksanız ihtiyacınız olan araç mutlaka turbodizel olmalı. Yüksek torkuyla vites düşmüyor. En zor rampalardan 3. Vites ve 60km ile çıktık. Daha önceleri 1500cc düz benzinli lada samara (Nam-ı diğer Garip) kullanmaktaydım. Garip ile sürekli vites düşürüyor ve çok daha yavaş yolculuk ediyorduk.

Ama tam da bu noktada turbodizel Güçlü’nün Lpg li Garip’in bir buçuk katından fazla para değerinden yakıt tükettiğini ve binlerce kilometre gezilerde farkın önemli bir boyuta ulaşacağını söylemek zorundayım.

Son söz olarak Güçlü ile yolculuk daha rahat ve güvenli ancak kesinlikle daha pahalı.

Mudanya 2018…

2018 yazında da Mudanya’ya gelmek imkan oldu, geldik çok şükür.

Bu yıl en sonunda kordon boyu çalışması bitmiş. Eh nihayet yani diyoruz. Mudanya sahili güzel olmuş ben beğendim.

Bu yıl ilk defa paralı otoparktayım. Paralı olmadan önceki konaklamaları da burada yapıyordum biliyorsunuz. Efendim para ödüyor olmamız yanısıra otoparkın zeminini düzeltmişler. Eskiden çok engebeler vardı onlar gitmiş.

Mudanya’da güzelce dolaştım. Alışverişimi yaptım. Rüzgar poyrazdan hafif esiyor ve hava harika.

Yeni camii çay ocağında çayımı içiyorum.

Vee karavanda kitap keyfi yapıyorum güzel Mudanya’da…

Karavanda Mantar Sote…

Mantar sote hem besleyici hem de karavan için pratik bir yemek.

Her zamanki gibi soğanla başlıyoruz. Soganı küp küp doğrayıp yağda kavuruyoruz az pembeleşimce bu sefer kare şeklinde doğradığımız biberleri atıyoruz. Sonra mantarı güzelce yıkayıp ikiye bölüp atıyoruz. İyice suyunu çekmeye başlayana kadar kavuruyoruz. En son domatesleri atıyoruz. Onlar da pişince tuzunu ekliyor ve ocaktan alıyoruz

Afiyet olsun.

Yolların Çağrısı…

 

Biliyorum Pirikamp takipçileri olarak belki de kitaplarla yaptığımız yolculuklardan sıkıldınız. Ama ne yapalım biz kitaplarla yaptığımız yolculuklardan vazgeçemiyoruz.

Yine de bu günlerde karavana geçip karavanla yer değiştirmeye başlamak gibi bir durumumuz olabilir. Çünkü evde yeterince kaldık ve çok güzel kitaplar bitirdik.

Yaz boyunca karavanda okumaya devam edeceğiz yanımıza çok güzel kitaplar aldık daha önceki yazımda o kitapları görebilirsiniz.

İşte bir karavancı olarak yolların çağrısı bize sesleniyor ve yerimizde kıpır kıpır oluyoruz. Gideceğimiz güzel yerlerin, yapacağımız kampların, tanışacağımız insanların çağrısı.

Karavancılığı seviyorum.

 

Not: Şu anda rotamız kesinleşmedi. Rotamız yola çıktıktan sonra belli olacak.

Zülfü Livaneli- Orta Zekalılar Cenneti

Usta yazarın 1990 yılındaki köşe yazılarından oluşturduğu kitap. Yazıların çoğunluğu 90 yılıyla ilgili ve bugün de güncelliklerini malesef korumuyorlar. Çok sevdiğim bir yazar olduğu için okudum. 90 yılında geçen bazı kavramların hala sorunlarımız içersinde yer alması ise ilginç. Bazı konular pek değişmemiş. Zülfü Livaneli’nin yazarlığını seviyorum ancak daha çok romanlarda. Okunabilir bir kitap yazarın anlatımı insanı hiç sıkmıyor. Keyifli okumalar.

William Golding-Sineklerin Tanrısı

Kitap az cümle ile çok şeyler anlatan bir kitap. Bir ıssız adaya düşen çocukların burda idareten bir medeniyet kurmasını ama bunun da sonraları nasıl haksız bir iktidar mücadelesine, savaşa, vahşiliğe dönüştüğünü anlatıyor. Kitabın sonu da surpriz şekilde iyi sonlanmış. Kesinlikle okumaya değer bir kitap. Kitapta sonlara doğru heyecan yükselince gözleriniz satırlar üzerinde adeta uçmaya başlıyor. William Golding Sineklerin Tanrısı kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.

Orhan Pamuk-Öteki Renkler

Orhan Pamuk’un Öteki Renkler kitabı yazarla yapılmış seçme söyleşilerin toplandığı bir kitap. Bir yazar ve adı Orhan Pamuk olan bir yazar nasıl yaşar ve nasıl yazar sorusuna cevap alacağınız, içtenlikle yazılmış, hani nasıl derler “çok harbi” bir kitap. Ben kitabı okurken pekçok noktada kendimi yazarla söyleşi ederken buldum. İlgilendikleri tür roman olan tüm edebiyatseverlere Orhan Pamuk’un Öteki Renkler’ini tavsiye ederim.

Oğuz Atay- Tutunamayanlar

Evet bir Temmuz gününde de Tutunamayanlar romanını bitirmiş bulunuyorum. Öncelikle yazarın anlatımında, konuyu ele alışında, işleyişinde gösterdiği ustalık gerçekten bu eseri bir başyapıt yapmış. Ancak romanda o kadar çok Selim ışık, Turgut Özben gibi karakterler anlatılıyor ki siz de ister istemez bu roman karakterleriyle senli benli oluyorsunuz. Disconnectus erectus da denilen tutunamayanlardan siz de birisi olduğunuzu sanabilirsiniz. Karakterler çok çok iyi işlenmiş ve bir karakteri bir sürü kaynaktan, örneğin hem başkasının ağzından, hem kendi günlüğünden hem eserinden öğrendiğiniz için adeta siz de onunla birleşiyorsunuz.

Tutunamayanlar Türk edebiyatında önemli bir eser. İnternette daha çok bir kerede okunamadığı yarım bırakılıp tekrar okunduğu gibi yorumlar yapılmış. Ben kitabı tek seferde okudum ancak sıkıldığım için kitapla beraber başka kitapları da aynı anda okudum. Eserin bazı bölümleri ağır bir dille osmanlıca kelimeler kullanılarak yazılmış. Ancak anlamlarını googledan öğrenebiliyorsunuz. Ama bazen sık sık google’a kelime sormak gerekiyor.

Tutunamayanlarla ilgili değinmek istediğim bir diğer husus kitabın 1970 yılında yazılmasına rağmen sanki bugün yazılmış gibi okunabilmesi. Anlatılan şeyler hiç eskimemiş.

Tutunamayanlar çok çok özel bir kitap. Türk edebiyatı seven birisi bu kitabı mutlaka okumalı.

Ben Turgutla, Olric ile, Selim ile ve tabii ki Onu gönlümdeki ustalık makamına yerleştirdiğim Oğuz Atay ile geç kalmışım tanışmaya. Siz erken davranın.

Evet efendim her zamanki gibi incelememizde kitabın içeriğine çok fazla girmiyorum ki keyfi azalmasın.

Herkese keyifli okumalar. Okumak bir yolculuktur.