Son bir yılda okuduklarımdan oluşan kütüphanem.

Son bir yılda okuduklarımdan oluşan kütüphanem.

Bugün Kızılay’a bir gezi yaptım. Ve tabii ki Adil Han’a gittim. Oradan birkaç okumalık kitap ve kafkaokur dergisi aldım.
Okumalıklarım sağlam. Artık dağlarda karavanda ne yapacaksın diye soranlara verecek en güzel bir cevabım var: okuyacağım.

İşte yeni okumalıklarım (yukarıda)

Bu roman da bir Haziran akşamında bitirildi. Yine bir Livaneli romanı olarak hoş bir kitap. Okuyun sizi pişman etmeyecek…
Kitapta yazarın anlatım tekniği ve çift son dikkat çekici…
Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.
Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.
Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.
Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.
Kalın sağlıcakla…
Karavan altında tekerlekleri olan araçtır. Demek ki bu karavanın gezmesi gerek. Ama bu karavanı gezdirmek o kadar kolay mı?
Mazot olmuş 6 tl. En düşük kamp ücreti 40 tl. Ki bizim bu karavanı yürütmek için daha burda sayamayacağımız çok sayıda giderimiz var.
Kamplara girmesek sıcakta pişeceğiz. Rahat rahat keyif yapmak dururken kendimizi yiyeceğiz. Yok en güzeli kamplara gitmek yine…
Karavanın tekeri bir şekilde dönecek.
İnşallah ite kaka da olsa bu karavanı yürüteceğiz arkadaşlar…
Ama günden güne eksiliyoruz ve azalıyoruz. Malesef.

Bir haziran akşamında bu roman da bitti. Yazarın hiç kuşkusuz çok geniş bir hayalgücü olduğu gibi Dünya düzeni ve insan psikolojisi üzerine de derin bir birikimi var. Bu birikimi kullanarak yazar hiçbir zaman varolmayan bir Dünya oluşturmuş. Ancak anlatımı ve konuyu işleyişiyle okurunu bu Dünya düzenine dahil edebiliyor. Ben bu romanı okumaktan zevk aldım. Umarım sizler de okursunuz. Okumak güzel.
Bugün karavanın park halinde olduğu Güney Karavanpark’a gelerek karavanım Piri’de bir gün geçirdim. Güzel bir gündü.

Kayaş’daki Güney Karavanpark’a geldik.
Haziran boyunca Pirikamp burada olacak.





Böylece iş nedeniyle şehirden uzaklaşamazken de karavan keyfimizi yaşıyoruz.

Orhan Kemal’in Dünya Evi Romanı da bir Mayıs gününde okunup bitti. Yazar zorluklarla geçinen işçi bir ailenin hayatını ve yaşadıklarını ustalıkla işlemiş kitabında. Kitap güzel ama biraz fazla yoksulluk var kitapta. Yine de iyi bir sonla bitmesi kitabı başlı başına trajedi olmaktan kurtarmış. Okunacak güzel bir kitaptı.
Bizim hobimizin çok önemli bir boyutu kendimize uygun işletme yani kamp bulabilmekten geçiyor.
Kamplar aslında biz karavancılar için sığınılacak limanlar. Oralarda elektrik, su alma imkanı, Tuvalet ve Duş gibi imkanlar. Hatta pek kullanmasak da yiyecek hazırlama ve bulaşık yıkama yerleri. Çamaşır yıkama imkanı gibi imkanlara kavuşuyoruz.
Bize bu kadar imkanlar sunan kampların da yaşayabilmeleri için belirli ücretleri var. Her kampın ücreti farklı. Kampçılık ücretleri bizim ta kış zamanından hesapladığımız ve bütçemize dahil ettiğimiz giderlerdendir. Eğer kamp temizse ve huzurluysa iyi hizmet veriyorsa Karavancılar olarak bizler de ödediğimiz ücretten memnun ayrılabiliriz.
Bir de malesef internette her şeyin fiyatını sorup, Pahalı pahalı diye kamp yerlerini taşa tutan bir güruh var. Bunlarla en güzeli muhattap olmamaktır. Ben birileri gelip gelip de memnun ayrıldığım bir kampinge fiyatı yüzünden çamur atmaya işi getirecek diye aslında kamp yerlerinin fiyatını hiç konuşmuyorum. Soranlara da internetten sayfalara yönlendiriyorum. Bazılarına laf anlatacak gibi değil. İnternetten size de saygısızlık yapıyorlar bir de. Neymiş efendim kamp yerleri fiyatları bizim yüzümüzden yükseliyormuş. Hadsizliğe bak! Neyse efendim her şeyin bedeli olduğu gibi iyi bir kampın da bedeli var ve bu bedeli ödeyenler hizmeti alıyorlar kısaca.
Bir de düzgün hizmet alamama durumları, aşırı kalabalık, gürültü kirliliği, hijyen problemleri yaşanan yerler de malesef var. Böyle yerleri adres edinmek yerine bir iki gün kalıp ayrılmayı tercih ederiz.
Karavancılığın temeli kampçılıktır ve kampçılık kampsız olmaz. İyi ve çok sayıda kamping işletmelerinin olması her zaman için kampçı ve karavancıların faydasına olacaktır. Ülkemiz malesef bu konuda çok yol katedememiştir. Kampinglerin çoğu daha çok sahil şeridindedir ve birçok ilde kendinizi atıp rahatlayabileceğiniz kampingler yoktur. Bu karavancılığı bence daha zor hale getiriyor. Her ilde siz girmeseniz bile bir kamping bulunması her şeyden önce karavancı için bir güvencedir.
Kampinglerde ayrıca wireless internet hizmeti de önemli bir hizmettir. Kampların çoğunluğu bu hizmeti olması gerektiği gibi vermemektedir. Ayrıca kamplarda kütüphane, kitap okuma salonu ve internet bağlantılı bilgisayar bulunması da çok iyi olur.
Bununla ilgili her kampa bir kütüphane kurabilmek için 2017 yazında bir proje başlatmıştık. Bu konuda çalışmalarımız sürecektir.
Kamp yeri bir eğlence ve dinlence mekanıdır. İyi kampçılığın temeli kamp kültürünün gelişmesidir ama en temel taşı saygıdır. Birbirine saygının olmadığı yerde sıkıntılar baş gösterir.
Tecrübeli kampçılar daha çok gülümsemenin ve selamlaşmanın önemini bilirler. Kamplar birlikte paylaşılan mekanlardır. İnsanların ayrı ayrı yazlıkları olacağına her beldede bir kamp yeri olsa güzellikler paylaşılabilir. Hem kamp yerleri genelde cennet bahçesi gibi yemyeşildirler.
Benim de benimsediğim karavancılık Kamptan kampa gezilen karavancılıktır. Zaten Çekme karavan tipi de bu tarz kampçılığa daha uygundur. Bizler kamp yerine giderken aracımızın ardında karavanımızı çeker, Yerleştiğimizde kamp yerini evi gibi benimser ve yakın çevredeki gezilere arabamızla gideriz. Bu yüzden Kamplar bizim için son derece önemlidir.