Ankara’da geçen öyküler. Ancak yolları hayatlarının bir döneminde Ankara’dan geçmiş yazarlar tarafından yazılan Ankara öyküleri ile dolu bir kitap.

Bir ağustos gecesinde tamamı karavanda okunarak bitirildi efendim.
Karavan ve okumak…
Ankara’da geçen öyküler. Ancak yolları hayatlarının bir döneminde Ankara’dan geçmiş yazarlar tarafından yazılan Ankara öyküleri ile dolu bir kitap.

Bir ağustos gecesinde tamamı karavanda okunarak bitirildi efendim.

Bir okur kimliğiyle kitabı çok beğenmedim açıkçası. Karavanla gezmek için biraraya gelmiş 4 adamın gezi notları ama daha çok ne yediklerini öğreniyorsunuz. Kitap boyunca her gidilen yerde ne yendiğinden başka gidilen yerlerle ilgili bilgiler de verilmiş ama çok yüzeysel. Yazıda bahsi geçen bazı fotoğrafları göremiyorsunuz. Dil sade kullanılmış ama yine de okuyucuyu rahatsız edecek birtakım yazım yanlışları da kitapta mevcut. Camiye yazacağına camie yazmış mesela ki bu sadece kesme işareti varsa kullanımı uygun olan bir kullanım.
Dört kafadar’ın beraber gezilerinde kullandıkları araca Kelik demişler. Tıpkı benim karavanıma Piri demem gibi. Kelik bağ evi manasına geliyormuş.
Edebi yönü çok güçlü olmayan kitabımız 144 sayfa ve sıkılmadan okunuyor çoğunlukla..
Şimdi bir de yukarda değerlendirdiğim Okur kimliği yanısıra karavancı kimliğimle bir değerlendirme yapacak olursam. Yalnız yerine dört kişilik bir takım olması işe heyecen katıyor ve güzelleştiriyor. Ayrıca insan konakladığı yerlerde yalnız olunca zaman zaman korkuyor yada ordaki insanlardan çekiniyor. Kelik’in mürettebatı bu sorunu aşmış ve özgüveni yüksek kişiler. Yine de daha büyük bir karavanla daha rahat ederlerdi. Ben bu boyutta bir karavanda dört yetişkinin çok rahat edeceği kanısında değilim bir karavancı olarak.
Kitap bir okur yanısıra karavan merakınız varsa okunabilecek bir kitap ama karavanın hatırı burada biraz yüksek zira verilen bilgiler yetersiz rotalar paylaşılmıyor ve yeterince tavsiye verilmiyor okuyucuya.
İşte böyle… Bir Kelik Hikayesi yine de karavanla ilgili bir yazın olarak kütüphanemdeki yerini aldı.

2007’de çekilmiş olan bu filmi Zülfü Livaneli’nin romanı olarak keyifle okumuştum. Filmi de izledim ve beğendiğimi söylemeliyim. Özgü Namal rolünde çok başarılı. Film kitaba büyük oranda bağlı kalmış ama bazı kısımları da özellikle sonu farklı olmuş ama film de kitap gibi mutlu sonla bitiyor. Hoş bir film tavsiye ederim.
Bu yazın son kampı için hazırlanıyorum. Yanıma fotoğraftaki kitapları alıyorum bu sefer…

Evet. Düşünceme göre bu kamp zaten dağ kampı olacağından daha çok kitap okunacak. Diğer hazırlıklar da yapılıyor…
Güzel bir Paulo Coelho romanı daha bu Ağustos gecesinde bitirildi.

Kitap güzel. Okumaya değer ve mutlu sonla biten bir hikaye. İnsana dağişik şeyler hissettiriyor ama en önemlisi belki de insan herşeyin bittiğini düşünse bile her zaman yeni bir başlangıç olabilir hayatta…
Okuyun efendim.
Yazarın edebiyatla ilgili denemelerini topladığı bir kitap.

Edebiyata düşkün olanlar ve Livaneli sevenler mutlaka okumalı. Kitaptaki yazılar kısa makaleler şeklinde olduğu için kolay okunuyor.

Notlar alarak çalıştığım bir kitap. Tam olarak bitirmem uzun sürdü. Kitap Yaratıcı Yazarlığı pratikleştirerek, hakikaten adım adım giderek, konu ile ilgili bilgiyi sağlıyor. İlk hikayenizi yazma sırasında sürekli başvurabileceğiniz, elinizin altında olması pratik bir kitap. Başvuru kaynağı; yine de Yaratıcı yazar olmak için çok daha fazlasına ihtiyaç duyacaksınız. Bu kitap sadece bir rehber niteliğinde. Ama diğer yaratıcı yazarlık kitaplarından daha çok pratiğe yönelmiş, kullanışlı bir kitap. Yaratıcı yazarlığa ilgi duyuyorsanız mutlaka edinin.

Sabahattin Ali’nin bu romanı da bir Ağustos gecesinde okundu ve bitti. Derinlemesine tahlilleri olan. Bazen yabancı kelimeleri de olan bir roman. Roman bana hayatta her zaman bir çıkar yol veya ikinci bir şans olabileceği fikrini verdi. Macide ve Ömer’in sorunlu aşkları yine de büyük bir aşktı bana kalırsa. Ama her büyük aşk insanların sonsuza kadar birlikte yaşayabileceği anlamına gelmiyor. İçimizdeki Şeytan bir diğer tarafıyla da tüm yanlışlarını görüp bilip de suçu içindeki bir şeytana atmak isteyen bir karakterin çıkmazını gözler önüne seriyor. Sabahattin Ali bununla beraber, aynı zamanda içinde yaşadığı yazar ve düşünür tayfasını da epey eleştirmiş. Okunmaya değer bir roman.

Bu güzel kitap da bir ağustos gecesinde tamamı karavanda okunarak bitirildi. Bence etkileyici bir sonu olan etkileyici bir roman.

George Orwell’in mecazi romanı Hayvan Çiftliği de bir Temmuz gününde tamamı karavanda okunarak bitirildi.
Hızlı okunan güzel açık ve anlaşılır öz bir kitap. Bence ününü haketmiş. Yazarın 1984 romanı da ünlü ve güzel bir kitaptır.
George Orwell Hayvan Çiftliği kitabını tavsiye ederim.