Trilye, Esence (Eşkel), Söğütpınarı, Eğerce, Mesudiye…

Merhaba Dünya,

Pir-i kamp ile Mudanya’dayız.

Bugün bir araba gezintisi yapıp Trilye, Eşkel, Eğerce, Mesudiye plajlarını gezdik. Burada düzenlenen otostop festivaline de uğradık. Festivalde malesef karavancılara özel bir alan ayrılmamıştı. Biz de zaten karavanla gitmemiştik. Büyük bir festival alanı düzenlenmiş ancak alan normaldeki festival alanları gibi düz değil eğimli bir alan seçilmiş. Bu da insanların sahneyi görmesi için uygun olabilir ama Ege’de çok festival izlemiş birisi olarak bu festival bana biraz zayıf geldi. Zira tuvaletlerin temizliği de oldukça sıkıntılıydı ama bunda festivale giden insanların temizlik konusunda alışılagelmiş tutumunun da önemli bir payı olabileceğini düşünüyorum.

Bu festival ülkenin değişik kentlerinden gençlerin gelip çevreyi tanıması için iyi olmuş bence umarım ilerleyen yıllarda yapılan festival alanı motosiklet festivallari gibi çeşitli organizasyonlarla festivalcilikten payını alır. Zira festivalcilik özellikle kırsal yerlerin geleceğe dönük tanıtımı açısından oldukça önemli bir faliyet. Yavaş yavaş ta bu faliyetlerin önemi keşfedilecektir umuyorum.

Neyse festival dışında biraz da bugünki gezimizde gördüğüm hususları paylaşmak istiyorum.

Trilye:

Trilye yat limanı her tür karavan konaklaması için son derece ideal. Zaten karavancılar da vardı. Trilye son zamanlarda hediyelik eşya satan dükkanlarını çeşitlendirmiş. Beldede restorasyonu devam eden yerler gördük. Tarihi kahvehanelerinde zevkle çay kahve içtik yine trilyemizin. Trilyede su almak için çeşmeler var, Kaset boşaltmak için tuvalet var. Trilyede bir karavancının sevebileceği her türlü imkan var.

Trilye’ye Mudanya’nın içerisinden geçtikten sonra 10 km lik virajlı bir yoldan ulaşıyorsunuz. Özellikle mudanya çıkışındaki bölüm oldukça dik ve Trilye girişi ise biraz dar. Özellikle bu noktalarda karavanla dikkatli olmak gerekir.

Trilye’de…

Eşkel:

Eşkel çoğunlukla boştu. Gayet temizdi ancak bölgede bildiğimiz manada modern kamplar yerine geçmişte barakalık durumuna dönüşmüş izbe yerler vardı. Bunların sahipleri bunları yıkıp gerçek kamp yerleri yapsa Eşkel bir alternatif turizm merkezi olabilir de. Belki ilerde gerçekten beynelminel kampçıların keyif alınacağı kamplar yapılır Eşkel’e…

Eğerce Sahilinden…
Eğerce plajında.

Eşkel’e A101 mağazası bile açılmış. Her türlü ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte. Eşkel sahilde birkaç karavancı da var. Karavancı dostu bir yer olduğunu da düşünmekteyim.

Söğütpınar:

Söğütpınarın sahilini çok fazla incelemedik ama yeni festival alanı doğru kullanılırsa buraya hareket getirebilir.

Eğerce:

Eğerce sahiline yol güzel otoparklar yapılmış. Her karavancıyı memnun edecek geniş ve rahat otoparklar boş vaziyette karavancıları beklemekte. Eğerce sahilinde her imkan var.

Mesudiye:

Benim de köyüm olan mesudiye köyü de biraz daha bu gelişmeleri arkadan takip ediyor. burda da daha çok yerleşimler var ve ücretli bir kamp yeri burda da mevcut değil. Ancak bölge zaten kendisi kamp yeri niteliğinde. Her yerde umumi tuvaletler halkın kullanımına sunulmuş. Suyu soğuk soğuk akan çeşmeler, her türlü ihtiyacın karşılanabileceği marketler var.

Yol durumu:

Malesef yollar biraz bozuk ve dar. Gerçekten dikkatli olmak gerekiyor yolda. Ama gidilmeyecek yollar değil. Bölgede çok adı geçmeye başlayan Trilye yanısıra özellikle karavanla yapılacak rotalara bu rota kesinlikle eklenmeli ve yurt gezilerinde bu bölgeye de vakit ayırılmalı diye düşünüyorum. İnanın bölgede çok sıcak olan güneyler kadar karavancıyı memnun edecek durumlar var.

Gelelim çekme karavanlar için söyleyeceğim noktaya. Bütün sahillerde çekme karavana uygun düz otoparklar var ve manevra sıkıntısı yok. Mudanya Çıkışında epey bir düşük vitesle çıkacağınız Yıldıztepe rampası var. Mesudiye köyünün köy yönüne çıkışı oldukça dik bir rampa. Bu rampalarda aracınızın gücüne kuvvetine güveneceksiniz. Bunun dışında bütün yollar asfalt ve patinaj sıkıntısı yaşanacak herhangi bir durum yer yok. Trilye ve Eşkel arasında yol oldukça dar ve dikkatli yol almak gerekir. Ama gidilir.

İşte böyle siz de en kısa zamanda buraya bir gezi planlayın. Dinlendirici olacaktır.

Mudanya’dan selamlar…

Reklamlar

Hasan Ozan Kamyoncu Lokantası / Kulu.

Nevşehir’den dönerken uğradığımız bir kamyoncu lokantası. Yapısi oldukça mütevazi ancak yemekler güzel. Burada yediğimiz et kavurma güzeldi. Yanina da üzum hoşafı getirdiler. Üç kişi et ve etli yemekler yedik ve 63tl hesap ödedik. İstasyonun çevresi burada konaklayan tırcılarla dolu. Kalmam gerekseydi bu noktada rahatlıkla konaklardım. Yer olarak Kulu kavşağına yakın bir noktada. Burayı yolu duşen karavancılara tavsiye ederim.

Kamyoncu duraklarında durdukça size değerlendirmeler yazmaya devam edeceğim…

Ankara-Avanos yolculuğu…

Sabah çıktığımız 300 km lik yolculuğumuzu akşam Avanos’ta tamamladik. Yol üzerinde Şereflikoçhisar, Aksaray ve Nevşehir’de molalar verdik. Güzel sorunsuz bir yolculuktu.

Kampımız olan Ada kampı biraz arayıp bulduk ve yerleştik.

Tuz gölü-Şereflikoçhisar….

Tuz gölü-Şereflikoçhisar…

Atelajım ve ben…

Yeni rota hazırlığı…

Yazı henüz bitirmeden 38 günlük bir tur yapıp Pir-i yi kampına yerleştirmiş ve Ankara’ya dönmüştük.

İşte şimdi yeni bir tura çıkmayı düşünüyorum. İstikametimizde Kapadokya- Konya -Beyşehir- Eğirdir- Isparta- Burdur- Salda- Denizli- Kuşadası- Balıkesir ( Ören)- Erdek ve Mudanya olacak şekilde uzunca bir tur olacak bu.

Bu turumuz için hazırlıklara başladık.

İzmir-Ankara yolculuğu…

Evet. 8 Gün kadar İzmir’de kaldıktan sonra Pir-i nin 38 gün önce çıktığı bu yolculuğu sonlandırması ve Ankara’ya gelmesi gerekiyordu.

550 km lik bu yol oldukça uzun sürdü. Yolda Kula’yakınlarında, Uşak’a yaklaşırken, Uşak-Afyon arasında Dumlupınar geçidi rampalari, Afyon çıkışında köroğlu beli rampalari var. Yani epeyce bir rampa var idi.

Garip in motor 1500 cc olduğu için ruhsat ve teknik belgesi karavanı çekmek için yeterli olsa da yolda özellikle rampalarda epey bir yavaşladık.

Yolda sürüş karakteristiğimiz bir tır gibiydi. Böyle olunca 550 km lik yolu iki gece konaklayarak tamamladık. Ama çok zorlasaydık bu yolu iki günde de alırdık belki…

İlk konaklamayı Kula’da opette aşağı yukari 150 km de yaptık.

İkinci konaklamayı Ankara’ya 140 km kala Sivrihisar Opette yaptık.

Sivrihisar opette gece uyandığımda yanımda üç tane de Tır vardı. Burada oldukça rahat ettim. Opet çok iyi bir firma ve genelde karavancı dostular. Yakıtlarimı da hep opet veya shell’den alırım.

Sivrihisar Opette küçük bir restoran var. Bu restoranda pide tarzi yiyecekler yiyebilirsiniz. Benim ekmeğim yoktu onlara lavaş yaptırdım. Sonra kendi karavanımda pişirip yedim.

Yukaridaki fotoğraf Dumlupınar geçidini aştıktan sonra bir yakıt molasından… Dumlupınar rampalarında yol çalışmasi vardi ve yol tek şeride düşürülmüştü. Bir surü tır ve kamyonla beraber rampayı birinci vitesle çok küçük devirlerle çıkmak zorunda kaldım. Aracımdaki ekstra fana rağmen hararet epey yükseldi. Aracınızda soğutma için ekstra önlem mutlaka alın bu yollara çıkmadan…

Son gün yolda Ankara sınırında yukardaki hatıra fotoğrafını çekip arkadaşlarımla paylaştım. Tam 38 gün süren yolculuk artık sona yaklaşmıştı…

Ankara’ya gelince Önce Pir-i yi evine yerleştiriyorum. İçindeki eşyaları aldım. Detaylı bir temizlik henüz yapamıyorum. Pir-i de 38 gün geçirmeme rağmen içinden 30 kilo özel eşyam çıkmadı. Bir karavancı için büyük başarı bence…

Yeni yolculuklarda buluşmak dileği ile…

Yolculuk Erdek-Foça-İzmir…

Piri ile yolculuğumuzu Balıkesir’den Edremit körfezi’ne inip. Burhaniye ve ayvalık üzerinden Aliağa ve Yenifoça-Foça yaptık.

Kilometremizi ölçmedik ama sanırım 400 km civari bir yol yaptık. Balıkesir-Edremit yolunda uzunca rampalar çıktık. 

Ayrıca Yenifoça Foça arasında yüzde onluk rampalar var bu rampalarda birinci vitese kadar düştük.

Ama yine de yol guzeldi. Foça’da bir gece konakladık. 

Ertesi gün Foça’dan yola çıktık ve İzmir’e geldik.

Ve bu yolculuğu da bitirdik.