Oğuz Atay- Tutunamayanlar

Evet bir Temmuz gününde de Tutunamayanlar romanını bitirmiş bulunuyorum. Öncelikle yazarın anlatımında, konuyu ele alışında, işleyişinde gösterdiği ustalık gerçekten bu eseri bir başyapıt yapmış. Ancak romanda o kadar çok Selim ışık, Turgut Özben gibi karakterler anlatılıyor ki siz de ister istemez bu roman karakterleriyle senli benli oluyorsunuz. Disconnectus erectus da denilen tutunamayanlardan siz de birisi olduğunuzu sanabilirsiniz. Karakterler çok çok iyi işlenmiş ve bir karakteri bir sürü kaynaktan, örneğin hem başkasının ağzından, hem kendi günlüğünden hem eserinden öğrendiğiniz için adeta siz de onunla birleşiyorsunuz.

Tutunamayanlar Türk edebiyatında önemli bir eser. İnternette daha çok bir kerede okunamadığı yarım bırakılıp tekrar okunduğu gibi yorumlar yapılmış. Ben kitabı tek seferde okudum ancak sıkıldığım için kitapla beraber başka kitapları da aynı anda okudum. Eserin bazı bölümleri ağır bir dille osmanlıca kelimeler kullanılarak yazılmış. Ancak anlamlarını googledan öğrenebiliyorsunuz. Ama bazen sık sık google’a kelime sormak gerekiyor.

Tutunamayanlarla ilgili değinmek istediğim bir diğer husus kitabın 1970 yılında yazılmasına rağmen sanki bugün yazılmış gibi okunabilmesi. Anlatılan şeyler hiç eskimemiş.

Tutunamayanlar çok çok özel bir kitap. Türk edebiyatı seven birisi bu kitabı mutlaka okumalı.

Ben Turgutla, Olric ile, Selim ile ve tabii ki Onu gönlümdeki ustalık makamına yerleştirdiğim Oğuz Atay ile geç kalmışım tanışmaya. Siz erken davranın.

Evet efendim her zamanki gibi incelememizde kitabın içeriğine çok fazla girmiyorum ki keyfi azalmasın.

Herkese keyifli okumalar. Okumak bir yolculuktur.

Franz Kafka- Dönüşüm

Bir gün yatağınızda uyandığınızda başka bir şey olduğunuzu düşünün. Artık işinize gidemiyor, evinize katkıda bulunamıyor ve diğer insanlara bağımlı bir hayat sürüyorsunuz. Üstelik artık sevilen bir toplum bireyi değil bir ucubesiniz. Acaba hayatınız nasıl devam ederdi… işte Franz Kafka bu kitapta böyle bir konu seçmiş. Güzel kitap, Az sayfalı ve kolay okunuyor. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri bana kalırsa.

Karavanla…

Yine bir yaz geldi,

Kamplara varmanın vakti.

Yeni yeni yerler, yeni insanlar,

Yapman gereken sadece,

tekerleri döndürmek

ve yürütmek karavanını.

 

Bir karavan bir kutucuk,

İçi dolu turşucuk,

Benim karavanımda kimler var?

Bilemezsin kimler, kimler?

 

Yaz vakti, gölgede serinle,

Karavanin hep duracak seninle.

Sen yürüyünce yürür heyhat,

Karavanla sefa sürmektir bu hayat.

 

26/06/2018

ANKARA…

Yazlık karavan kitaplarım

Evet bugün 2018 yaz karavan gezimde benimle beraber gelecek ve okumayı umduğum kitapları seçip ayırdım.

Bu kitaplar Pir-i kamp’taki özel kütüphanemdeki yerlerini alacaklar.

Yolculuk ve kamplar esnasında onları okumayı umuyorum.

İşte yazlık kitaplarım:

1-Griyoriy Petrow-Beyaz Zambaklar Ülkesinde

2-George Orwell- Hayvan Çiftliği

3-Sabahattin Ali- İçimizdeki Şeytan

4-Paulo Coelho- Portabello Cadısı

5-Stephen King- Çılgınlığın Ötesi

Bunlara ek olarak bir de yarısında olduğum. Oğuz Atay kitabı Tutunamayanlar.

İşte yaz 2018’de karavanımın kitaplığında olacak kitaplar böyle.

Mudanya Dolgu Alanı Ne oluyor?

Son zamanlarda daha geçen kış karavanla konakladığımız Mudanya Dolgu Alanı’nın Ücretli otopark olacağı ile ilgili söylenti var. Bir söylentinin ötesinde alanın girişine bir otomatik açılan bariyer konmuş bile.

Mudanya Dolgu Alanı Mudanya’da Tırların Gemi sırası beklediği, İnsanların gündüzden denizi seyretmeye geldiği. Kiminin arabasıyla gelip küçük tüpünde balık pişirdiği. Günübirlik bazı karavancıların gününü geçirdiği. Geceleri insanların arabalarında rahatça bira içtiği, Ve benim gibi şehir dışından gelen karavancıların günlerce kamp yapabildiği ve yine halk tarafından kalabalık günlerde otopark olarak da kullanılan bir alandı.

Kapitalist sömürü düzeninin acımasızca paralılaştırdığı alan kime rant sağlayacak veya peşkeş çekilecek bilemiyoruz ama sadece ve sadece sonucun yukarda yazdığım nedenlerle bu alanı kullanan halkımızın hayrına olmayacağı çoktan bellidir.

Son yıllarda ücretsiz ağaç gölgesi bile bulunamaz hale getirilmeye çalışan ülkemizde herkesin dikkatini, sessiz sedasız gasp edilen Mudanya Dolgu Alanı’na çekmek isterim.

Kalın sağlıcakla…

Karavanı yürütmek…

Karavan altında tekerlekleri olan araçtır. Demek ki bu karavanın gezmesi gerek. Ama bu karavanı gezdirmek o kadar kolay mı?

Mazot olmuş 6 tl. En düşük kamp ücreti 40 tl. Ki bizim bu karavanı yürütmek için daha burda sayamayacağımız çok sayıda giderimiz var.

Kamplara girmesek sıcakta pişeceğiz. Rahat rahat keyif yapmak dururken kendimizi yiyeceğiz. Yok en güzeli kamplara gitmek yine…

Karavanın tekeri bir şekilde dönecek.

İnşallah ite kaka da olsa bu karavanı yürüteceğiz arkadaşlar…

Ama günden güne eksiliyoruz ve azalıyoruz. Malesef.

George Orwell-1984

Bir haziran akşamında bu roman da bitti. Yazarın hiç kuşkusuz çok geniş bir hayalgücü olduğu gibi Dünya düzeni ve insan psikolojisi üzerine de derin bir birikimi var. Bu birikimi kullanarak yazar hiçbir zaman varolmayan bir Dünya oluşturmuş. Ancak anlatımı ve konuyu işleyişiyle okurunu bu Dünya düzenine dahil edebiliyor. Ben bu romanı okumaktan zevk aldım. Umarım sizler de okursunuz. Okumak güzel.