Karavancılar Türkiye’den hizmet bekliyor…

Bizler Karavancıyız… Hoşlandığımız ve yaptığımız bu hobinin temeli kültürdür. Özellikle Avrupa’da her üç kişiden birinde hayatının bir döneminde karavan vardır ve karavancılığı denerler. Üreticiler ve karavan sahip olma seçenekleri daha fazla olduğu gibi Avrupa’da Avrupalı karavancıların gidip hizmet alabileceği tesisler neredeyse her beldede var.

Bizdeki durumsa karşılaştırıldığında içler acısı… Sadece birkaç belediyede karavan parkı var. Bizler gittiğimiz yerlerde su, 220v elektrik gibi imkanlara sahip olmadan ve kamp yerinin kendi evimiz gibi rahatlığını bulamadan konaklamak zorunda kalıyoruz. Üstüne üstlük Benzin istasyonu gibi yerlerde bazen hor da görülüyoruz.

Bizler de Belediyelerimizden Karavan park alanları tesis etmelerini rica ediyoruz. Bizler gittiği yerin esnafına hareket götüren türden konaklamacılarız. Bizim olduğumuz beldede çarşı pazar canlanır. Esnaf yeni müşteriye kavuşur. Ayrıca karavancılar cafe restoran gibi yerlere de gelir bırakan müşterilerdir.

Malesef güzel kıyılarımızı koca koca beton otellerle çevrelediniz. Bunlara geliri en düşük ve otelden hiç çıkmayan müşterileri uçağa doldurup getirip Türkiye’nin turizmini geliştiremezsiniz.

İnsanlar hayatları boyunca bir yer alıp çevresini çevirip beton bir yapı kondurmak için çalışıyorlar. Sonrasında senede birkaç ay bile kullanılmayan binlerce yapıyla her yer kirleniyor yozlaşıyor ve aynılaşıyor. Bir yerin coğrafi özelliklerini o yere ait aurayı yok ediyorsunuz. Bunu en son Karadeniz yaylalarında yaptınız. Bu kadar kaçak yapı yerine bu insanlar karavan alsaydı o yaylalara da yemyeşil kamp alanları yapsaydınız da insanlar her istediklerinde ülkenin başka yerlerindeki yeşil kamplara gidebilseydi daha iyi olmaz mıydı?

Bizler bu ülkenin karavancıları olarak burdayız ve farkedilmek ve her ilde kalınabilir karavan parkları yapılmasını istiyoruz. Bunların Konya, Bursa, Samsun ve Bartın’da örnekleri var. Bu örnekleri inceleyebilir ve karavan parkının nasıl olacağını gözlemleyebilirsiniz.

Hiçbir şey yapamasanız dinlenme tesisi ruhsatı verirken karavan konaklama cebi yapma zorunluluğu getirebilirsiniz. Bu şu anki sıkıntıyı biraz olsun rahatlatır. Çünkü bir anda binlerce konaklama noktası oluşturmuş olursunuz.

Bizler karavancıyız, Doğayı ve insanı severiz. Ülkemizin kurumları tarafından farkımıza varılmasını bekliyoruz.

Bartın Mugada Karavan Alanı (il özel idaresi)

Evet gecen haftalarda 4. Anadolu Karavan Rallisi’ne katılıp Bartın’da hoş bir haftasonu geçirmiştik. Sonunda kampla ilgili görüşlerimi de burada paylaşayım dedim belki gitmek isteyen karavan dostları olursa faydamız dokunur.

Karavan alanı oldukça modern düzenlenmiş. Her karavanın yeri ayrı. Malesef gölgelik ne bir ağaç ne de sundurma mevcut değil. Bu da sıcak yaz güneşi altında karavanın yalıtımından başka güvencemiz olmayacağı anlamına gelmekte.

Kamp alanına çeşitli yollardan gelmek mümkün. Biz havaalanı yolundan girdik ve yolda çok ciddi seçilmesi gereken yol ayrımları, Dar ve virajlı ve çok dik yollardan geçirdi bizi bu yol. Bunun yerine Bartın ili içerisinden gelen yol çok daha düzgün ve karavanlara çok daha az risk oluşturacak bir yol. Yine köyler arası yollardan Bartın Ankara yoluna çıkmak da mümkün.

Kampın faciliteleri yeterli görünüyor. Ancak duşları göremedim. Elbette duşu vardır herhalde…

Burayı yapan kişiler Türkiye karavancılığına yeni bir uğrak noktası ve yeni bir eser kazandırmışlar. Ancak kampı işletme mantıkları dönemler şeklinde belirleyip yerleri öyle satmak olacak sanırım. Bu da bizim ”Nerede akşam orada sabah veya Nereden ne zaman sıkılırsak basar gideriz” karavancılık ilkelerimize pek uymayacak sanırım.

Buraya gidecek dostların özellikle sezon dışı dönemlerde Bartın İl Özel İdaresi’ne ulaşıp bilgi ve rezarvasyon yaptırması gerekmekte.

Burası karadeniz olmasına rağmen sahilin kumu ise çok güzel sanıyorum sezonda gelindiğinde burada güzelce yüzülebilir. Kampa yürüyüş mesafesinde bakkal var ve buradan ekmek, bira tarzı şeyler satın almak mümkün.

Yazın seyyar gezen satıcılar da olacağını tahmin ediyorum. Tabii yaz gelip de kalmadan bilinmez.

Ben İnternet sitesinde ayarladıkları gibi devreler halinde bu kampı satabileceklerini sanmıyorum. Ve kendim de böyle olmasını umuyorum. Bu kamp biran önce normal kampçılık mantığına göre işler hale gelmeli bana kalırsa.

Neyse uzun lafın kısası sevinecek bir gelişme bir karavancı olarak yeni bir kampa sahip olmamız -Beton rantına kurban giden yemyeşil kamplarımıza üzülmekten zaman bulabilirsek- Vatana millete hayırlı olsun!…

Bilgi için: Mugada Karavanpark

Bartın Mugada’ya yolculuk…

Sabah Ankara’dan çıktık. Buluşmamız saat 9 daydı ben biraz geç kaldım. Beni aradılar ve içim kıpır kıpır oldu. Buluşma yerine vardığımda pekçok karavan gördüm. İlk defa paralı otoyol kullanacaktım ve otoyol etiketini de yeni almıştım. Yoldan devam ettim. Güçlü motokaravanlar daha ilk dakikalarda gözden kaybolup gittiler. Piri ile biz en geride kaldık. Neyse bir dinlenme tesisinde ben de Ali abiyle karşılaştım ve biz de hemen hemen bütün yolu bereberce önlü arkalı geldik. Mugada’ya yaklaştığımızda çok dar ve dik virajlı köy yollarına da girdik. Geçtiğimiz köylerde herkes bize bakakalıyordu. Neyse ki bir sorun yaşamadan Mugada’yı bulduk. 300km lik bu yolculuk hemen hemen 5 saat sürdü. Ama olsun biz özeliz evimizi yanımızda taşıyarak gezen

kişileriz biz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İşte böyle maceralı bir yolculuk ardından Mugada’ya ulaştık.

Türkiye Kamp ve Karavan Dernegi üyesiyiz…

Yıllarca kampçılıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarına üye olamamıştım.

Bu durum hep bir eksiklikti gonlümün bir köşesinde…

Ben de en sonunda benim için hayatı anlamlı kılan bu hobimi bir derneğe üye olarak taçlandırdım.

Bugün gelen kargoyla çocuklar gibi sevindim. Çunkü yıllardır edinmek istediğim Ficc onaylı camping card internationalım (cci) gelmişti.

Garip’e de gönderilen dernek çıkartmasıni yapıştırdık. İhtiyar delikanlı yeni çıkartmasına pek sevindi.

İste böyle artik biz de Türkiye Kamp ve Karavan Dernegi üyesiyiz. Hayırlı olsun!

Rüzgarın Getirdikleri… Hüseyin Pelit

Daha önce aldığım fakat kaybettiğim bir kitabı. Hüseyin PELİT’in Rüzgar’ın getirdikleri kitabını okuyorum. Kitap şimdi hayatta olmayan Hüseyin PELİT isimli bir karavancının belli başlı yol hikayelerinden oluşuyor. Kitabı kendi ağzından yazmış. Kitapta özellikle yurtiçi kamplarla ilgili bilgi sahibi olabiliyorsunuz.

Rüzgar (Hüseyin PELİT) ile forum sayfalarından iletişim kurmuşluğum var benim genç kampçılık dönemimi fikirleriyle baya etkilemiştir. Kitabı ben karavancılık yapıyorum diyen herkesin okuyabileceği güzel bir kitap.

Serinin aslında dört kitabı var ve bu daha ilki. Hüseyin Pelit ile şahsen tanışmış, Karavanım (Belki de eskiden Çadırım) var iken bir kampingde karşılaşıp sohbet etmiş olmak isterdim ama bu bana nasip olmadı.

Allah rahmet eylesin girişken bir insandı ve güzel yazardı. Arkasından da böyle bir eser bırakmış, Yakışır.

Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sokak kitapları yayınevi.

 

Kışa hazırlık: Dizel ısıtıcı montajı…

 

Merhaba. Bu hafta yeni girdiğimiz kış sezonuna hazırlık olarak karavanımıza dizel ısıtıcı taktırdık. Dizel ısıtıcı herhangi bir motora bağlı olmadan motorin kullanarak içerdeki havayı ıstan bir cihaz.

Dizel ısıtıcılar özellikle ülkemizde kışın kamp dışı konumlarda ısınma için elektriği bulmak pek mümkün olmadığından karavan dört mevsim kullanılacaksa içeriyi ısıtmak için en iyi çözüm.

İyi ısıtıcılar çok az bir motorin tüketerek bütün gece sizi sıcak tutabilmekteler. Henüz denemesem de söylenen tüketim 2 litre civarı. Ayrıca üfleme fanı ve ısıtıcının bujisi için tahmini 10 saat çalışma için 30 amper kadar da elektrik tüketebileceği söylenmekte.

Dizel ısıtıcı aslında ileri teknoloji kullanan bir cihaz ve mutlaka uzman kimseler tarafından takılması ve müdehale edilmesi gereken bir sistem. Kurulumu epey zahmetli. Çünkü altında hem egzost sistemi hem de karavana bir mazot deposu yapılıp oradan yakıt alma sistemi hepsinin montajı gerekiyor. Yani bu sistem kuruldu mu kolay kolay sökülebilen bir sistem değil. Ve mutlaka uzman kimseler kurmalı ve bakımını yapmalı.

Dizel ısıtıcı elektrik bağımsızlığı olduğundan hareket ve konaklama yeri tercihinde çok fazla özgürlük sunan önemli bir sistem.

Ben bu sistem olmadan da karavanda kış kamplarına katıldım. Karavanda yatarken uyku tulumu ile yatarsınız ama özellikle ağır kış şartlarında içerde vakit geçirmek için dizel ısıtıcılar önemli avantaj sağlar.

Ayrıca uyku tulumlu deneyimlerime göre soğuk karavanda uyumak gece nem yükseldiğinden pek konforlu değildir. O yüzden bir dizel ısıtıcı iyidir.

İyi markalar arasında eberpacher ve webasto var. Webasto aslında firma ismi ama zamanında tüm dizel ısıtıcılara halk arasında webasto denmiş. (Margarine sana yağ denmesi gibi) Burdan anlayabiliriz ki webasto köklü bir firma ama eber de ondan aşağı kalır bir firma değil.

Ben bir kullanıcı olduğum için ileri düzey teknik bilgi veremeyeceğim ama aletin kullanımı oldukça kolay olduğunu söylemeliyim.

İşte böyle biz de ısıtıcılandık… Artık kış kampları bizi bekler…