Ankara’ya döndük.

Eskişehir’de mola vererek Ankara’daki evimize vardık. Bu tatilde kış koşullarında 13 gün kamp yaptık. Kamp içi ve kampdışı koşullarda konakladık.

Üstte: Yolların profesyonelleri ile kahvaltı molası İnegöl…

Üstte: Eskişehir’deki konaklamamız.

Üstte: Bizimkisi bir yol hikayesi…

İşte böyle tatilimizi bir güzel kampçılıkla değerlendirip döndük.

Kampdışı kış konaklaması izlenimler…

Bursa’da kampdışı deneyimimize devam ediyoruz.

Sert bir fırtına var ve hava buz gibi.

Birkaç gün de hava kapalı gidince elektrik azlığı yaşadık. Isınmayı webasto yerine ocakla yapıyoruz.

Manzaramızda iyice kabaran dev dalgalar martılar ve geniş konaklamaya uygun alanımız.

Piri’de yaşam alanımız. Her şey bu üç metrekarede…

Yemek, dinlenme, temizlenme, giyinme, kitap okuma vs. Her şey bu alanda…

En büyük zevkimiz Trt radyo 3 dinlemek. Ayrıca belirli zamanlarda Ntv radyo dinliyoruz.

İşte bu soğukta Piri’de hayat böyle akıyor.

Çoğunlukla da müzik ve kitapla…

Keyif…

Mudanya’dayız. Ağır ağır demlene demlene pişen Türk kahvemizi pişirdik ocakta. Kış ayında da olsak dışarda yağmur da yağsa karavancılık zevki ve keyfini kendimizce yaşamaya çalışıyoruz.

Tabii kış karavancılığının zorlukları var ama tatlı zorluklar bunlar biraz da keyif veriyor.

Üç metrekare bir alandayız. Her şeyimiz bu alanda. Elektriğimiz az olduğu için -çünkü günlerdir Güneşi görmüyoruz- webastomuzu sürekli çalıştıramıyor zaman zaman kısık ateşte ocağı yakarak idere etmeye çalışıyoruz. Bunu yaşayınca hakikaten Avrupa karavanlardaki elektrik harcamayan gazlı ısıtıcıların daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Avrupa bir karavanın Buzdolabı da üç sistemli olduğu için kış aylarında kamp yapması daha kolay. Ancak bu karavanların da içlerinin halı ile kaplı olmasını sevmiyorum. En ufak bir çamurda içerisi mahfolur oysa biz burda çamur içinde kamp yapıyoruz. Dünden beridir sıcaklık da epey düştü bakalım neler olacak?

Karavancının yaşam tarzı ve keyfi çok ayrı şeyler. Bunu yaşamak lazım. Ama bunu yaşamak için ne alemicihan olmaya ne de yüz binlik karavanlara ihtiyaç var. Temiz bir yürek ve bi miktar abartılmamış donanım pekiala Türkiye’de karavancılık zevkini tatmak için yeterli.

Ne duruyorsunuz? Haydi aramıza gelin. Bu ülkenin yeni yeni karavancılara ihtiyacı var.

Mudanya’da Kampdışı Deneyimi (Kış)

Bugün de yağmurlu bir gündü. Panel çok fazla elektrik geri koyamadı aküye. Bu nedenle webastoyu aralıklı kullanıyorum. Kaç volta kadar calışacağını bilemiyorum. Şu an aküm 12.3 volta kadar düştü.

Bugün Mudanya’da yağmura rağmen bolca gezdik. Mudanya’yı ve Mudanya’da olmayı seviyorum.

Bir diğer problem de dolgu alanı yagan yağmurla çamura dönüştü ve bu çamur karavanıma giriyor ister istemez. İşte kış karavancılığının böyle sorunlari ile uğraşıyoruz ama yine de keyfim yerinde. Benim şu karavancılığı yaşarken aldığım keyif tüm yılkı çalışma hayatıyla ilgili sıkıntılara değer…

Herkese Mudanya’dan selamlar…

Karavanımla konaklamaya devam.

Vee Mudanya…

Nihayet Mudanya’dayız. Buraya geldik ve kampdışı konaklama yapıyoruz. Her şey iyi ve güzel.

Deniz kenarında olmak denizi yaşamak ayrı güzel. Mudanya Marmara’nın bir incisi.

Yarın Bursa’dan pekçok günübirlik araç gelecek ve onlar da bu güzelliği yaşamak isteyecekler.

Ama bu güzelliği en güzel bir karavancı olarak ben yaşıyorum. Karavanımla özgürce konaklıyorum.

Herkese Mudanya’dan selamlar olsun!…

Yol hazırlığı…

Piri ile yola çıkacağız.

Bu yolculukta yanıma emektar kışlık tulumumu alıyorum. Belki zaman zaman elektrik sıkıntısı çekeriz özellikle güneşsiz günlerde…

Tulumum +3.2-7.8 c comfort ki bu değerler karavanda webasto devre dışı kalırsa gece beni sıcak tutacaktır.

Bunun dışında yanıma bireysel kütüphanemden bolca kitap aldım. Uzun kış gecelerinde yeterince okumalığım var. E karavan demek okumak demek zaten.

Kitaplarımı karavanımda düzgün durmaları için gördüğünüz gibi bir kutuya yerleştiriyorum. Böylelikle dağınıklık olmuyor.

İşte böyle hazırlıklarımız sürüyor…