Mobil yaşamın Nirvana’ya ulaştığı nokta: Karavancılık…

Karavancılık bana göre mobil yaşamın Nirvana’sıdır… Otomobil hobiciliğinde gidilecek son noktadır. Karavancılıkta yanımızda pek çok donanımla beraber evden uzakta kalırız. Donanımımıza göre evden uzak kalışımız birkaç gün de olabilir, birkaç ay da… Karavancı bu zaman diliminde özgürdür. Karavanında pişirir, yer içer. Temizlik ve bakımını karavanda yapar. Boş zamanını da karavanda değerlendirir. Bu açıdan karavan hobisi son derece eğlencelidir. Karavancı karavancılık yaptığı sürede karavan kamplara girip buralardan su gibi elektrik gibi ihtiyaçları sağlarken aynı zamanda çamaşır yıkama gibi işleri kamplarda görebilir.

Karavancılık karavancılığa özel pekçok donanımla yapılır. En önemli donanım elbette karavandır. Karavancının nasıl bir karavan kullanacağını seçenekler, beklentiler, maliyet gibi konular belirler. Karavancılık birkaç onbin lira ile birkaç yüzbin lira arasında bir bütçe ile başlanabilecek bir hobidir.

Karavanlar ve karavancılık donanımları konudan habersiz kimselere pahalı gelse de. Kısa sürede kendini amorti edebilen maliyetlerdir. Örneğin bu kış tatilinde 13 gün boyunca karavanda yaşadım ve bunun karşılığında sadece 80 lira konaklama ücreti ödedim. Aynı konaklamayı otelde yapsaydım 2500tl ödeyecektim. Oysa ben tatilimi kendi evim gibi bildiğim ortamımda kendim pişirip yiyerek yapmayı tercih ediyorum. İşte karavancılık budur.

Karavancılık sırasında enerji azlığı, su azlığı gibi sorunlar karavancılıga eşlik eder ve bunlardan tasarruf ederek yaşamak da ayrı bir keyif verir.

Karavancılık altyapısı malesef ülkemizde iyi gelişmiş durumda değildir. Ancak sayıları çok sınırlı belediyelerimiz kendilerine ait karavanparklar kurabilmişlerdir.

Bunlar arasında Bursa(Nilüfer), Konya(Karatay), ve Samsun belediyeleri bulunur.

Karavancı gezdiği ve evine yaptığı gibi karavanına alışveriş yapmak zorunda olduğu için gittiği yerdeki esnafla en çok alışveriş yapan turist modelidir. Uçaklara doldurup otelden dışarı adımını atmayan turist gibi değildir. Karavancı araştırır, iletişim kurar ve alışveriş yapar. Ayrıca gittiği yeri de pozitif manada tanıtır.

Reklamlar

Keyif…

Mudanya’dayız. Ağır ağır demlene demlene pişen Türk kahvemizi pişirdik ocakta. Kış ayında da olsak dışarda yağmur da yağsa karavancılık zevki ve keyfini kendimizce yaşamaya çalışıyoruz.

Tabii kış karavancılığının zorlukları var ama tatlı zorluklar bunlar biraz da keyif veriyor.

Üç metrekare bir alandayız. Her şeyimiz bu alanda. Elektriğimiz az olduğu için -çünkü günlerdir Güneşi görmüyoruz- webastomuzu sürekli çalıştıramıyor zaman zaman kısık ateşte ocağı yakarak idere etmeye çalışıyoruz. Bunu yaşayınca hakikaten Avrupa karavanlardaki elektrik harcamayan gazlı ısıtıcıların daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Avrupa bir karavanın Buzdolabı da üç sistemli olduğu için kış aylarında kamp yapması daha kolay. Ancak bu karavanların da içlerinin halı ile kaplı olmasını sevmiyorum. En ufak bir çamurda içerisi mahfolur oysa biz burda çamur içinde kamp yapıyoruz. Dünden beridir sıcaklık da epey düştü bakalım neler olacak?

Karavancının yaşam tarzı ve keyfi çok ayrı şeyler. Bunu yaşamak lazım. Ama bunu yaşamak için ne alemicihan olmaya ne de yüz binlik karavanlara ihtiyaç var. Temiz bir yürek ve bi miktar abartılmamış donanım pekiala Türkiye’de karavancılık zevkini tatmak için yeterli.

Ne duruyorsunuz? Haydi aramıza gelin. Bu ülkenin yeni yeni karavancılara ihtiyacı var.

Çılgın Karavancılar: Mahmut Gümen

Bu kitap çıktığında Demirci’de gorevliydim. Aman nasil bir heyecanla beklemiştim günlerce elime ulaşmasını. En sevdigim ilgi alanimla ilgili bir kitap yazilmıştı. Gittim ve postaneden yazarin gonderdiği imzalı kitabımı aldım.

Soluksuz bir şekilde okuyup bitirmiştim.

Çılgın karavancılar kitabı bir hobi kitabı olmanin çok otesinde mizah dolu ve hayatın içinden anılarla işlemiş karavancılıgı…

Siz de bu karavancılar kimdir? Nasil yaşarlar sorularina cevap bulurken ayni zamanda kahkahalarla eglendirecek bir kitap okumak istiyorsanız;

Karavanciysaniz veya bir gün olma ihtimaliniz varsa bu kitabı okuyun.

http://m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/productdetail&product_id=142369

Karavancilikta en iyi tarz…

Onbeş yildan uzun oldu. Bazen yazin bazen kışın o veya bu şekilde bu yollarda ve kamplardaydim.

Yine kampçilikla ilgili sayfaları blogları forumları aktif olarak takip ettim. Yapabildiklerimi paylaştim. Degişik insanlar tanidim gözlem yaptim. Bir suru yillik deneyim biriktirdim Turkiyenin yollarinda ve kamplarinda. 

Yetmedi yurtdışı blog ve sayfalari takip ettim. Dergi okudum. Karavancilikla ilgili kitaplar okudum ve bu konuyla ilgili pekçok denyimim oldugunu soylesem yalan olmaz.

onbeş yil once ben bu işlere yeni başlayan toy bir çocuk iken forumlarda ve internette paylaşilan ve insanlari birbirine düşüren seyler hep belli idi. Hala şöyle bir bakıldığında aynı konular… Ben buna karavancilikta ben düşüncesi diyecegim.

Aslnda bana gore kamp ve karavancilik bir yaşam tarzi oldugu için ben düşüncesi aslinda olmali ve dogru olan bu. Hatta bu benciligin taraftariyim karavancilikta -kelimeye dikkat bencillik demiyorum bencilik diyorum-

Benim artik savundugum bu düşünceye göre en iyi tarz benim tarzim, en guzel karavan benim karavanim. En iyi geziler benim yapabildiklerim falan falan falan bu liste uzar gider, uzasin da…

Oysa biraz insanlarin toplandiklari yerlerdeki sorularinizla bu isleri anlamaya calistiginizda cok farkli yerlere gidiyorsunuz. 

Herkes kendi tarzini, karavan tipini, karavanini, gittigi kampi övmek derdinde. Hic adini bile duymadiginiz insanlar yok karavanci şoyle olmalı boyle gezmeli yok ben ozgurum kampa girmem sanki kampa girenler esirmiş gibi elbette bu insanlarin tarzlarina ve fikirlerine saygiliyim. Bu nedenle kimsenin ne aracina, ne favori kampina, ne hayatina karişirim. Çok iyi biliyorum ki herkesin karavanciligi kendine güzel ve aslinda kimsenin kimseye bir zarari dokundugu yok. Herkes imkaninca hayatini yaşiyor yaşayacak.

Ant (kapıdağ)kamping/Erdek

Ama biz malesef bilip bilmedigimiz halde hep kendi seçimlerimizi ovmeye calisip hep kendimizi on planda olalim istiyoruz. Elbette boyle bir dunya degil karavancilik dunyası…

Burada her yil motokaravaniyla çikip aylarca Avrupa’da dolaşanlar da var keyfi sadece senede birkaç gun sevdiği bir kampa gitmekten ibaret olan da…

Diger yonden her şey bedava olmali düşüncesinde olan da var. Kamplardan hizmet almayi seven de…

Hal boyleyken siz yenisiniz ve hangi kamp nasildir? Hangi karavani almaliyim gibi sorulara cevap ariyorsaniz benim size bu konuda tek soyleyecegim,

Zaman içinde goreceksiniz ki en iyi karavanci sizsiniz, en iyi kamp sizin deneyip begendiginiz kamp olacak. Aslinda en dogru tarz sizinkisi ve bu bir çadir da olsa, motosiklet de, karavan da… Cekme karavan da motokaravan da olsa. Hatta yuz liralik cadir da yuz bin liralik karavan da olsa en iyi arac sizin kullandiginiz ve en iyi yaşantilar sizin yaşantilariniz olacak…

Her şeyi birilerine sormaktan vazgçin, sadece yaşayin. Goreceksiniz en iyisi sizinkisiymiş meğerse…

Mudanya/Bursa