Yazı henüz bitirmeden 38 günlük bir tur yapıp Pir-i yi kampına yerleştirmiş ve Ankara’ya dönmüştük.
İşte şimdi yeni bir tura çıkmayı düşünüyorum. İstikametimizde Kapadokya- Konya -Beyşehir- Eğirdir- Isparta- Burdur- Salda- Denizli- Kuşadası- Balıkesir ( Ören)- Erdek ve Mudanya olacak şekilde uzunca bir tur olacak bu.
Çekme karavanınız olduğunda eğer bu karavanı bir Anakampta tutuyorsanız boş zamanlarınız için kendinize iyi bir aktivite edinmiş oluyorsunuz. Zira bir karavanı ille de gezdirmek zorunda değilsiniz olduğu yerde de pekala pikniğinizi ve günlük eğlencelerinizi yapabilirsiniz.
İşte biz de dün Anakampımızda böyle bir gün geçirdik. Anakampımıza yeğenlerim ve ablamla gidip çay demledik. Yeşilin ve doğanın tadinı çıkardık. Güzel bir gün idi.
Evet. 8 Gün kadar İzmir’de kaldıktan sonra Pir-i nin 38 gün önce çıktığı bu yolculuğu sonlandırması ve Ankara’ya gelmesi gerekiyordu.
550 km lik bu yol oldukça uzun sürdü. Yolda Kula’yakınlarında, Uşak’a yaklaşırken, Uşak-Afyon arasında Dumlupınar geçidi rampalari, Afyon çıkışında köroğlu beli rampalari var. Yani epeyce bir rampa var idi.
Garip in motor 1500 cc olduğu için ruhsat ve teknik belgesi karavanı çekmek için yeterli olsa da yolda özellikle rampalarda epey bir yavaşladık.
Yolda sürüş karakteristiğimiz bir tır gibiydi. Böyle olunca 550 km lik yolu iki gece konaklayarak tamamladık. Ama çok zorlasaydık bu yolu iki günde de alırdık belki…
İlk konaklamayı Kula’da opette aşağı yukari 150 km de yaptık.
İkinci konaklamayı Ankara’ya 140 km kala Sivrihisar Opette yaptık.
Sivrihisar opette gece uyandığımda yanımda üç tane de Tır vardı. Burada oldukça rahat ettim. Opet çok iyi bir firma ve genelde karavancı dostular. Yakıtlarimı da hep opet veya shell’den alırım.
Sivrihisar Opette küçük bir restoran var. Bu restoranda pide tarzi yiyecekler yiyebilirsiniz. Benim ekmeğim yoktu onlara lavaş yaptırdım. Sonra kendi karavanımda pişirip yedim.
Yukaridaki fotoğraf Dumlupınar geçidini aştıktan sonra bir yakıt molasından… Dumlupınar rampalarında yol çalışmasi vardi ve yol tek şeride düşürülmüştü. Bir surü tır ve kamyonla beraber rampayı birinci vitesle çok küçük devirlerle çıkmak zorunda kaldım. Aracımdaki ekstra fana rağmen hararet epey yükseldi. Aracınızda soğutma için ekstra önlem mutlaka alın bu yollara çıkmadan…
Son gün yolda Ankara sınırında yukardaki hatıra fotoğrafını çekip arkadaşlarımla paylaştım. Tam 38 gün süren yolculuk artık sona yaklaşmıştı…
Ankara’ya gelince Önce Pir-i yi evine yerleştiriyorum. İçindeki eşyaları aldım. Detaylı bir temizlik henüz yapamıyorum. Pir-i de 38 gün geçirmeme rağmen içinden 30 kilo özel eşyam çıkmadı. Bir karavancı için büyük başarı bence…
Çekme karavanın sunduğu önemli bir avantaj karavanınız seçtiğiniz merkezde dururken çevreyi çekici otomobilinizle gezebilmenizdir. İşte ben de bugün böyle bir gezi yapıp Urla kum denizi plajı, çeşmealtı ve Torasan’a bir otomobil gezisi yaptım.
Urla Kum denizi plajında Belediye tarafından güzel bir ücretsiz plaj yapılmış. Plajın geniş bir otoparkı var. Hemen kapılsa da gölgeler mevcut. Çadır kurmak yasaklanmış (nedense) ama karavanla konaklanamayacağına dair bir ibare yok. Akşam gelip karışsalar bile çevrede bu otoparkın dışında pekçok uygun karavan konaklama bölgesi bulunuyor. Plajda ücretli tuvalet yakında marketler var. Ben bu sefer otomobil gezisi yaptiğım içim konaklamıyorum.
Deniz ve kum çok güzel. Su bana çok sıcak geldi ve hemen alıştım. Deniz uzaklara gidildiği halde hızla derinleşmiyor. Sahil ve su tertemiz.
Burda denize girmek güzeldi. Bunun dışında Çeşmealtı ve Torasan’ı gezdim. Torasan’da Konal adında bir ücretli kamping olduğunu iddia eden ama biçimsiz gecekondu pansiyonu haline gelmiş bir kamp gezdim. Böyle kamplara üzülüyorum. Güzel yerler nasıl berbat edilir bunlardan öğrenebilirsiniz. Bana tozun toprağın içinde otopark olarak nasılsa boş bıraktıkları bir alan gösteriyor ve nerdeyse normal bir kamp ücreti istiyorlar. Şaka gibi…
İşte böyle sonra izmir’e gezenevimi konaklattığım Alsancak’a geri dönüyorum. Bu deniz macerasi bana iyi geliyor…
Alabileceğiniz hizmetler: Restoran, tv salonu, kitaplık, çay vs. , 24 saat güvenlik, kaset boşaltılabilen wc (klozetsiz tip), sıcak duş, bedava gazete, araç için otopark, restoran açikken şebeke elektriği, kullanma suyu ve şebeke suyu alabilirsiniz.
Tır parkı her karavana hizmet vermiyor. Buraya karavanınızla geldiğinizde kabul edilip edilmeyeceğiniz anlaşmaya bağli o yuzden mutlaka alternatifleri de düşünün.
Bu mekanda klozet yok ve işletme diş priz yok. Burasi bir otopark yerler asfalt ve klasik tente açamıyorsunuz.
Yine de konaklama ihtiyacıni giderebileceğiniz temiz ve sakin bir yer ve şehrin içerisinde.
Bu mekanda kalmak istiyorsanız mutlaka işletmeci ile ön görüşme yapınız.
İzmir’de kalacak bir yer olmadığından bir tır parkıyla kalmak için anlaştim ve ne kadar harika bir seçim yaptiğımi gordum.
Burada 24 saat güvenlik, tertemiz bir restoran, tv salonu, çay bahçesi, kaset boşaltabileceğim tuvaletler, su, elektrik, sıcak duş ve ucretsiz wifi, Bedava gazete okuma imkanlari var. Üstelik tır parki olduğu için hiçbir trafik, giriş çıkış yol handikapı yok. Tır parkı’nın şehrin ortasında olduğunu da hesaba katarsak bu imkanlar değme kamp yerinde yok aslında
Ama burada verilen hizmetlerin en güzeli bir kitaplık bence. İlk defa konaklamaya gittiğim bir yerde kitap(lık) karıştırma zevkimi tatmin ettim.
Türkiye’de kamplar gelişmiyor, Bari tır parklarının gelişmesi dileğiyle…
Malesef tır parkı her karavana hizmet vermiyor. Buradan hizmet alıp alamayacağınız işletmeciyle anlaşmaniza bağlı. Sadece telefonla görüşmek de yeterli değil. Körü körüne buraya karavanınızla gelmeyin kabul edilmeyebilirsiniz.
Keşke insana yakışır barınma-konaklama hizmetleri sunabilme açısından bazı kamplar şu tır parkı’nın yarısı kadar insani olabilse…
Bugün Alsancak’ı gezdik biraz. Alsancak garının karşısından ara sokağa girince bir süre sonra kendinizi Ķıbrıs Şehitleri Caddesinde buluyorsunuz.
Bu cadde her zaman renkli ve hareketli trafiğe kapalı bir cadde. Bir süru yemek seçeneği kafe ve bar var.
Ben buraya aslinda birkaç sene önce motosikletimle çok gelirdim.
Garanti Bankasi’nın karşısında bir çay ocaği var tavsiye ederim. Ben bu sefer yer bulamıyorum.
Sonra Kordon’u geziyorum. Kordon işte harika. Deniz dalgalı ve rüzgar var. İzmir’in guzel insanlari çevrede bisiklete biniyor, balık tutuyor, yürüyüş yapıyor guzel bir ortam.
Alsancak vapur iskelesine kadar yüruyüp dönüyorum.
Foça yı hızlıca bir turluyorum. Her zamanki muhteşem foça. Balık ekmek ve dondurma yiyorum.
Sonrasında karavanıma dönüp guzel bir uyku çekiyorum. Gece hiçbir şeyden rahatsız olmadım. Gerçekten güzel bir mekan. Yasak aslında karavan bırakanlara karşı daha çok. Ama yine de yasaklandığınız yerde tam olarak rahat davranamıyorsunuz.
Bence belediye bir çözüm bulmali karavancılığı kökten yasaklamak doğru bir yaklaşım değil.
Sabah erken kalkıyorum. Belediyede bir işim var. Bekarım diye beni almayan Foça Acar kampı dilekçe ile şikayet ediyorum. Donüşte fırından tazecik boyoz, gevrek, kumru alıyorum. Pir-i de çayımı demleyip kahvaltımi ediyorum.
Sonrasında günü harcamadan Foça’dan ayrılıyorum.
Dipnot: Hem Yenifoça-Foça yolunda Hem de Foça-izmir hattında çekme karavan sevenleri bekleyen yüzde onluk rampalar var. Rampalar çok uzun değil. Ancak biz Piri ile 1. Vitese düştük bu rampalarda. Aklınizda bulunsun…
Mudanya’dan sonra Erdek cumhuriyet kampa geldik ve yerleştik.
Burada kendisi de kampçı karavancı olan işletmeci aile tarafından çok sıcak karşılandım ve bana çok samimi davranıldı. Belki de ilk karavancı misafirleri olduğum içindir ki ilk gece bu ailenin sofrasına davet edildim ve sabahı da yine onlarla kahvaltı ettim. Bunun için Pir-i ve ben kendilerine çok teşekkür ederiz.
Burada biraz kamptan bahsetmek gerekirse kamp güzel yeşilliği bol. Kamp için hem maddi olarak hem de kendileri çalışarak çok emek sarfetmişler ve güzelleştirmişler.
Kampın giriş kapısı yanindaki yoldan kolayca görülebilen yapı ve tabelalar.Çiçeklendirilen giriş bölümü harika görünüyor.Kampın girişinden ağaçlı yol.
Kampta karavan bölümü çadır ve günübirlik bölümünden ayrılmış. Elektrik bağlantıları ve su çeşmeleri karavanların konaklayacakları yerin yakınına kadar götürülmüş.
Kampta bazi facilitelerin yapımı devam ediyor. Örneğin ekstradan yapılan duşlar inşaat halinde…
Karavanlara ayrılan bölüm ve Pir-i…
Özellikle kampta çadır karavan ve günübirlik yerlerin ayrılması güzel olmuş. Ayrica isterseniz kamp yapmak istemeyen misafirler için bungalow tarzı odalar mevcut.
Kampta binalardan birisi…
Kampta ana binaya Atatürk’ün resmi olan bir Türk bayraklı pano asılarak cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk hatırlanmış. Hemen yanında bayrak asılı. Bu binanın üstü teras olarak hazırlanmış ve uzaklardan denizi görmekte.
Kamp alanı genel olarak yeşillikli ve gölgenin bulunabileceği bir alan.
Kampın sahiline uzaklıgı 150-200 metre kadar. Bu uzaklık bir patika yoldan aşılarak sahile ulaşılıyor.
Buradaki deniz ve kum gayet güzel. Erdeğin bilinen denizi ve kumu.
Sahilde bir işletme var buradan bir şeyler yemek içmek mümkün ancak fiyatlar epey yüksek. (Kutu kolayı 5 liradan satmaya çalışıyor)
Burda değinmem gereken bir diğer konu fiyatlar. Fiyatlar makul seviyelerde ve yapılan indirimler çok iyi. Kamp uzun süre konaklamak için ideal fiyat ve indirimler getirmiş. Bu da bütçeyi ayarlamak açısından kampı çok cazip kılıyor bence.
Diğer bir konu kamp çok güzel çiçeklendirilmiş ve kampta bir hobi bahçesi bile düşünülmüş. Hobi bahçesine çeşitli sebzeler ekilmiş ve kampçılar tarafından dalından tadına bakmak mümkün olacakmış.
Kamp yeni kuruluyor ve ben bu kampı kimseler yokken kaldığımız bu birkaç günde pek sevdim. Bu yeni kampın kamp karavan camiyasına hayırli olmasını diliyorum.